Ha-tırlarım, küçüklüğümde bütün meyvelerin içinde en çok kirazı sever-dim; onları bir kova suyun içine atar, eğilir, hayranlıkla seyrederdim: Siyah, kırmızı, dipdiri kürelerdi, suya girer girmez büyüyüverirlerdi. Sudan çıkarırken, büyük bir hayal kırıklığıyla küçüldüklerini görür, bunu görmemek için gözlerimi yumar ve öyle, suyun içinde bana gö-ründükleri kocaman halleriyle ağzıma tıkardım.
Bu önemsiz olay, şimdi ihtiyarlığımda bile benim gerçeği karşılama yöntemimi bütünüyle açığa vurur; onu daha parlak, daha iyi, amacıma daha uygun biçimde değiştiririm.