Ey önseziler, uyarmalar! Neden bir görünür geçersiniz böy- le? Ama bir uyarmadan çok, birer belirtisiniz siz, ey üstümüze düşen gölgeler! Hattâ dışardan gelme değilsiniz siz, içimizde olup bitenlerin belirtilerisiniz, çünkü asıl içimizdeki gerçektir bizi sürükleyen.
İnsan dü- şündü mü, her şey tuhaf bu dünyada. Ne var ki, düşünmek be- nim ilkelerime aykırı. Düşünmeyeceksin. Tanrının en birinci buyruğudur bu. On ikinci buyruğu da şu: Uyuyabildiğin kadar uyu. Hadi öyleyse, uyu sen de.
Gülmek çok iyi şeydir. Ne yazık ki, pek sık da gülmez in- sanlar. Onun için bir adam size güzel bir şaka yapmak fırsatını buldu mu, aldırmayın, bırakın dilediği gibi şaka etsin. Bir adam, başkasını bol bol güldürebiliyorsa, bilin ki, sandığınızdan çok daha fazla bir şeyler olabilir o adamda.