kadöö…

kadöö…
@kader_yldrm
“Bir hiç için bir sürü gürültü…”
“Hem saatlerce konuşabilecek kadar doluyum,hem de tek bir söz söyleyemeyecek kadar yorgun..”
Reklam

Semra Aksoy/Yazar

@Angelsemra
·
Hiç bir şey göründüğü gibi değildir
Bir kitaptan ne bekleriz? Heyecanlanmak ya da merak duymak mı? Bilgi almak veya sadece keyifli hissetmek mi? Peki kahramanın hikayesinde ne ararız? Aşk? Entrika? Skandal? Bolca mücadele mi görmek isteriz, yoksa tam bir teslimiyet midir bizi cezbeden? Bir kitabı akıldan çıkmayacak kadar etkileyici yapan nedir? Şaşırtıcı bir son mu? Yoksa herkesin mutlu olduğu, hatta en iyisi layığını bulduğu bir final mi? Haydi daha derine inelim: Kitabın hangi ülkede, hangi tarihte ve hangi siyasal ya da sosyal çevrede yazıldığını merak eder misin? Peki; Yazarın yazım sırasındaki ruh halini, yazma motivasyonunu bilmek kitabın büyüsünü bozar mı? Bu yazının konusu olan Dostoyevski’nin Kumarbaz adlı eseri, yazarın ruh dünyasını en çok ele veren eseri olarak kabul edilmektedir. Pek çok eseri, daha hayattayken ün kazandığı ve çok basılıp satıldığı halde, seçtiği yaşam tarzı nedeniyle hayatı hep yokluk ve borç içinde geçen Dostoyevski, özel hayatındaki başarısızlıklarına karşın son iki yüzyılın en yaratıcı yazarları arasında sayılmaktadır. Steven Zweıg “Üç Büyük Usta” adlı eserinde; Dostoyevskiden; “İnsan ilk bakışta sınırlı bir eserin, bir yazarın karşısında bulunduğunu sanmakta, ama ucu bucağı olmayan bir dünya ile karşılaşmaktadır. Hareketli yıldızlardan meydana gelmiş ve bütün bu yıldızların acayip ahengiyle çınlayan bu sonsuz dünya karşısında cesaretimiz kırılmaktadır. Bu dünyaya hiçbir zaman tam olarak girmemiz mümkün değildir.” Cümleleriyle söz eder. Zorlayıcı bir baba ve naif bir annenin çocuğu olarak geçen çocukluğundan sonra gençlik yıllarında da Çarlık karşıtı yazıları nedeniyle önce idam cezasına çarptırılıp tam idam mangasının önündeyken affedilerek Sibirya’ya kürek cezasına gönderilmesi, orada geçirdiği zorlu yıllar, asla kurtulamadığı kumar alışkanlığı, babasının ölümünden
Edebiyat
“Güzel olan sensin Şiir nasibini almış senden..”
Sizinle aynı kazan da kırk yıl bile kaynasam,dumanım ayrı tüter…Ben kuytu köşede neysem,baş köşede de aynıyım çizgim günlük menfaatler için bozulmaz…