Kader Çakır
Hayallerin susmadığı, kalbin en derin yerinde saklanan kelimelerin dile geldiği bu hikâyede, bir çocuğun düşleriyle büyüyen dünyasına tanıklık edeceksiniz.
Düş Çocuğu, sadece bir hikâye değil; kayıpların, umutların ve yeniden ayağa kalkmanın sessiz ama güçlü sesi…
Çok yakında tüm kitap platformlarında.
@kaderccakr 🖊️🌸
Herkesin içinde bir çocuk vardır.
Kimi zaman susturulmuş, kimi zaman korkutulmuş, kimi zaman yalnız bırakılmış bir çocuk…
Peki, büyüdükçe onu ne kadar hatırlıyoruz?
Bu kitap, bir yazarın yıllar sonra kendi içindeki çocuğa seslenişi.
Tahtanın önünde bir kelimeye takılıp kalan, arkadaşlarının bakışları arasında küçülen o küçük çocuğun, yıllar sonra kendi cümlelerini inşa edişi.
Kırılganlığın güce, utancın umuda, acının sevgiye dönüşme hikâyesi.
“Hoş Geldin Düş Çocuğum”, sadece bir roman değil;
İçimizde saklı kalan, belki hiç büyümeyen o çocuğa uzanan sıcak bir el.
Okurken kendi çocukluğunuza dönecek, belki ilk defa uzun süredir ihmal ettiğiniz bir yanınıza sarılacaksınız.
Belki de bu kitap, içimizdeki çocuğu yeniden bulmamız için bir çağrı…
#kaderçakır #yenikitap #aselivayayınevi #düşçocuğu #kaderçakırdüşçocuğu
İnsan ömrü takvimlere göre değil, yaşanmışlıklara göre hesaplansa daha doğru rakamlar
bulamaz mıydık? Bunun rasyonel olması da şart değil üstelik. Bazıları için bir asır, bazıları
için gülümsediği kadar, bazıları için hüznü kadar yaşadı dersek yanlış olur mu? Ben babamın
öldüğü gün değil, anılarla baş başa kaldığım ertesi gün yaş aldım. Ondan önce yaşsızdım.
“Sana seni seviyorum diyemem belki ama kalabalık bir ortamda gülerken ilk senin gözlerine gülümserim ve eve giden kısa yolu seninle birkaç adım fazladan atabilmek için uzatırım. Bazen de bilerek adresi kaybederim. Bilmem ki anlaman için bazen elimi kaybeder, elinde ararım. Bazen de ezbere bildiğim şarkının nakaratında saçmalarım. En güzel kelimelerle kurduğum cümlenin devrilmesini seyrederim. Konuşurken aniden bir kekeme oluveririm. Bazen de yağmurlu havada şemsiyeyi başımız yerine yağmur ıslanmasın diye tutarım. Kaybolur ayaklarım, aniden toparlayarak sana yaslarım omzumu, anla ama sana seni seviyorum diyemem, anla. Hadi elimi tut, gökyüzü bulutlardan düşüyor.”