Namaz için abdest ne ise, yemek için el yıkamak da odur. Yemekten önce el yıkamak, yemeğin abdesti durumundadır. Zîrâ yemek, Allah Teâlâ’nın azîz bir nimetidir. Bu şekilde davranmak, ona karşı hürmet ve tâzimin ifadesidir. Yemeğe hürmet ise, sofranın bereketini arttırır.
Hayâtının bütün safhalarında olduğu gibi, Resûlullah (s.a.v) Efendimizin yemeklerinde de sâdelik hakimdir. Sâdelik ise olgunluğun ifadesidir. Zât-ı Risalet (s.a.v) yemek hususunda hiçbir özenti ve gösterişe, tekellüfe kapılmamışlardır.
İslâm, teferruat peşinden koşmamakla beraber teferruata önem veren bir dindir. Onda, en ileri prensipler en küçük metinlerde süslenmiştir. Gâye ve vâsıta birlikte değerlendirilmiş, birlik ve bütünlük fikrinden hiçbir zaman uzaklaşılmamıştır. Bir meselenin kendi içindeki bir kısım bölünmeler, onların “değerli” veya “değersiz” oluşlarına göre değil, o şeyin “bütün içindeki fonksiyonu”na göre yapılmıştır.
Allah’ın Kelâmı (Kur’an) son derece yücedir.
Karşı konulmaz bir güce sahiptir, doğruyu eğriden ayırır.
O yüzden de tarafsız bir hakim, doğru söyleyen bir şahittir.
Emreder ve yasaklar.
Gölge nasıl ışığa dayanmazsa, bâtıl da o ilâhî hikmetin kelâmı karşısında direnemez!