Kitabı ikinci kez okuyorum. Üçüncü kez de okurum gibi geliyor. Ülkeler insanlar değişsede bazı toplumsal yanılgılar değişmiyor. Namus belasına gardaş döktüğümüz kan bizim diyor hani şarkıda. Kitabı okuduktan sonra şarkıyı dinleyip Santiago Nasarı düşündüm. Sonra şunlar geçti aklımdan Öğrenemedim gitti , öğrenemedim gidecek , acaba oyunlar mı yalan , oyunlar mı gerçek... Bilinçli birey tek başına faydalı olabilir, fakat bilinçli bir topluluk oluşturamaz… içinde asgari düzeyde de cahil ve ahmak birey barından topluluklar göz göre intihara sürüklüyor kendisini aslına bakılırsa. Ortada bir topluma rağmen işlenen bir cinayet var. Bu cinayetin namus meselesi sebebi ile işlenmesinde sorun görmeyen bir kesim var. Aslında yanlış insanın öldüğünü düşünen başka bir kesim de var var da var. Kitap sonuna geldiğiniz de dönüp ilk beş altı sayfayı tekrar okutuyor size. Dil kullanımı ve üslûp harika. Okuyun efendim. Ülkesi olmayan bir eser.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,4bin okunma
Denizlerde Ağlarmış ve Uzak Noktalara Doğru kitapları için;
Her gün gelip geçtiğiniz parkın, simit aldığınız simitçinin veyahut bindiğiniz otobüste karşılaştığınız garip tipli birinin öyküsünü yazdığınızı düşünün. Hayatın aynı düzlemdeki halleri değilde orasından burasından ama hep en içinden yazılan öyküler okudum. Kitaplarında kendi imge dünyasını oluşturmasını da beğendim.Yeni tanıştım kendisiyle Cemil Kavukçu’nun ve ince bir ruhu var bana kalırsa. Öykülerini erkek karakterler üzerinden işlese de genelde, incitmemeye öykü olsa dahi yanı yerde olana arka çıkmaya harcanan çabayı hissettim. Dili anlaşılır ve açık. Yalnız anlatımı güçlü kılmak için ya da bilmem hangi sebeplerden dolayıdır sık sık parantez kullanma gereği duymuş. Akıcılığı olumsuz etkileyen bu durum bana kalırsa pek profesyonel değil.