10/10
·390 syf.··
2025 4. kitabı
Sevgi nasıl bir şeydir ki ; Cihana galip geleni bir gönülde mağlup kılar ? Bir tarafta Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim Han ( Selîmî) Diğer yanda Safevi Devletinin kurucusu , şeyhlikten şahlığa geçmiş Şah İsmail(Hıtayî) Birinin yanında Can Hüseyin diğerinin Aka Hasan … Bence bu kitap; sevginin insana neler edebileceğini , bir hükümdar bile olsa gönlünde nasıl bir tesir bırakabileceğini oldukça güçlü bir biçimde okuyucuya geçiriyor. Örneğin ; Şah İsmail, Çaldıranda ki mağlubiyeti sonrası çok sevdiği eşi Taçlı Hatunu ardında bırakıp gitmiştir . Hem aldığı mağlubiyet, hemde eşini düşman eline bıraktığı için o günden sonra mahlasını Hataî ( Hata sahibi) olarak değiştirmiştir. Aslında Şah Çaldıran’da iki kere yenilmiştir. İlki Sultan Selim’e diğeri de kaderedir. Çok tavsiye edebileceğim bir kitap.
1000k
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma
7/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
"Ah ciğerim! Derler ki ben bir Ermeni dölüymüşüm Döl olmayaydım da o yatağa düşmeyeydim. Taş ustası bir babadan olma, dünyalar güzeli bir anadan doğma Hırant'ım ben Belki de davar nöbetinde bir Kürt çobanının gizli Ermeni aşkı babaannemin rahmine bıraktığı Kürt çöpüyüm. Ya da Orta Asya'dan gelip aynı topraklarda filiz vermeye çalışan Türk tohumuyum. Sürgün müyüm, kaderzede miyim kederzede miyim bilmiyorum." Aslında bu alıntıladığım bölüm kitabın ana fikrini de koyuyor ortaya. Birilerinin medeniyet adı altında birbirine düşürdüğü sonra da kurtarıcı rolüne girerek sömürdüğü topraklarım insanlarının hikayesini anlatıyor. Bu saçma sapan ırk muhabbetine yarım kalan aşkları, hayatı yiten insanları, sırf kendi dininden ve ırkından diye sevmediği insanlarla evlendirilenlerin mutsuzluğunu ve bu mutsuzluğun çoğalan nesillerle bu topraklara kader diye dayatılması... Ah işte ah hepimizin bildiği, kınadığı gerçekler. Ve daha da acı olan gerçeklik var ki o da kınadığı halde başına gelince kınadığını yapma hastalığı... Öncelikle belirtmeliyim ki ilk kez okuduğum yazarın üslubunu çok beğendim. Konu seçimi de harika. Ama gelin görün ki kitapta bir yarım kalmışlık var. "Acaba ne oldu?" diye kalakaldım kafamdaki soru işaretleriyle. Sonlara doğru kim kimin torunu filan karıştı bende. Ah bir de kitabın sonu öyle bitmeseydi.. Yanı sıra yazar kitabın bu saydığım üslup-içerik gibi özelliklerinden çok hikayede işlediği hayvan istismarı sebebiyle eleştiri almış. Kadın ve erkeğin sevişmesini ayıp, günah diye yasaklayan saçma inanışlar yüzünden hayatın doğal akışıyla ergenliğe giren erkek çocuklarının eşek ve köpeklerle çiftleşmesinin anlatıldığı bölümler tepki çekmiş. Aman da aman ahlak abideleri(!) Olmuyor mu bu olaylar, yaşanmıyor mu? Siz hayırdır? Sanatçı veya yazar topluma ayna tutan
Edebiyat
Ve Sonra Yol BittiHüseyin Cengiz · Destek Yayınları · 201697 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2022 9. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2022 03:36
“Osmanlı İmparatorluğu’nun gerileme döneminde, devletin geleceğini tahmin etmek ve olası saldırıları, komploları, sabotajları engellemek için “Tabir Sarayı” isimli bir rüya bakanlığı kurulur. Ülkenin en ücra köşelerinde yaşayan insanların bile gördükleri rüyalar burada toplanır, elenir, tasnif edilir ve yorumlanır. Gedikli Qyprilli (Köprülü) ailesinin genç üyesi Mark-Alem de burada işe başlar ve onunla birlikte bu devlet kurumunun sırlarla dolu labirentli koridorlarına giriş yaparız.” (Arka Kapak) Osmanlı Devleti’nin dağılmaya yakın düşüş dönemi. Hikaye Köprülü ailesinin son kuşak üyelerinden Mark-Alem’in “Tabir Sarayı”na memur olarak girmesi ile başlıyor. Kurulan sistem Saramago kitaplarını hatırlatan türden. İçinde binlerce kişinin çalıştığı ama ortalıkta kimsenin görünmediği, dönüp dolaşıp aynı yere çıkılan, labirent misali içinde kaybolduğunuz esrarengiz bir saray. İlerlediğinizde iki farklı metin okuyorsunuz aslında. İki farklı dünya. Görünen ve görünmeyen. “Bu iki dünyadan hangisi diğerine hükmediyor, asıl mesele bu.” ”Günlük hayatta güçlü, saygın ve üst rütbeli olabilirlerdi, ama bu yeterli değildi. Hayatlarındaki rollerin yanı sıra başkalarının rüyalarında nasıllardı, hangi gizemli at arabalarına bindikleri ve ne tarz amblem ya da işaretlerle süslü oldukları da bir o kadar önemliydi.“ Ve özet niteliğindeki vurucu cümle: "İnsanları birçok şey hakkında ayıplayabilirsin, özellikle tembelliklerini. Ama uykuyu asla ayıplayamazsın. Herkes uyur dostum; ezelden beri böyleydi ve dünyanın sonu gelene kadar da böyle devam edecek." Rüyalar Sarayı İsmail Kadere’den okuduğum 3. kitap. Balkan edebiyatı okumalarımda “Ölü Ordunun Generali” ve “Taş Kentin Düşüşü” ile keşfedip kalemini çok beğenmiştim. Bu kitabını da gözüm kapalı alıp tek solukta okudum. Beni yanıltmadı. Bol
Edebiyat
Rüyalar Sarayıİsmail Kadare · Jaguar Kitap · 2022434 okunma
10/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2017 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2017 00:00
Mardinde başlayan muazzam bir aşk hikayesi. imkansızlıklarla dolu kavuşması güç iki beden ve bir kalp .herşeye kafa tutmuş bir adam ve onun baş tacı olan bir kadın .mardini aşklarına imrendiren dogdukları günden yollarını birbirine baglayan kaderkader. müthiş aşklarını uzun yıllar sürdüren ayaz ve kader .mardinin taş evlerini uzun ince yollarının şahitlik yaptıgı bir sevda .bana bu tür kitapları sevdiren ilk ve tek kitap. sevdanın gücünü gösteren 10 cilt olsa bıkmadan okuyacagım bir eser
Sen BenimsinBetül Eldoğan · Parola Yayınları · 2022123 okunma