Hevesleri, beklentileri, erteledikleri, kursağında kalmış kelimeleri, kaçırılmış bakışları, gizledikleri, bitirilmemiş mektupları, susuşları ve istemsiz veda edişleriyle tamamlanmamış bir cümledir İNSAN...
Doludizgin bir nehrin sularına nedensiz düşüvermiş solgun yapraklar gibi taşıyor hayat bizi...
Karanlık bir meçhule doğru akıyoruz... Nehrin sonu ya dingin bir deniz ya cehennemi bir çağlayan, bilemiyoruz. Biçare,sürükleniyoruz...
“Kafka, Milena’ya yazdığı mektuplardan birinde; “Bazen içinde bulunduğunuz durumu anlatmak için kelimeler aciz kalır. Bazı durumlarda sadece acı çekilir.” diyor. Bu böyledir. Kelimeler bazen bazı acıları anlatmaz. Bazen sadece susarsın ve acını yaşarsın. Cehennem, anlatamamaktır..”
Bugün şöyle güzel bir söze denk geldim:
"Her kadın farklı bir Şiir'dir.
Ve siir gibi kadınları ancak,
Yüreği kalem tutmayı bilen adamlar okuyabilir.
Çünkü erkekler bildiğini okur,
Adamlar ise Sevdiği kadının yüreğini..."