9/10
·616 syf.··
Beğendi
·
2026 193. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 14:24
Tarihi bir roman okuyacağım diye düşündüğüm kitabın epik fantastik tarihi roman çıkması şokuyla karşınızdayım. Ben ki fantastik hikayelerin henüz başında olan bir insanken, epik fantastik bi de tarih boyutu biraz ağır geldi bana ki nerdeyse bir ayda bitirdim kitabı.Tabi punto küçüklüğünun de bunda payı var.. Ama Allah var ne yazmış ya ...Bu nasıl bir hayal gücüdür,şaştım kaldım... 15.yy da Osmanlı dayız..Alp Er Tunga bir yeniçeri ..Görev her şeyden üstün onun için. Sevdigi kadın Angela yı geride bırakıp Transilvanya ya dogru bir yolculuğa çıkıyor. Kont Drakula nın şatosuna. Ancak yolculuk zorluklarla başlıyor. Bir saldırıya uğruyor. Bir kurt adam saldırısı. Şato ya vardığında Drakula tarafından zehirleniyor ve kurtadamın kanıyla tekrar diriliyor .Bu lanet uzun yıllar peşini bırakmıyor. Aklındaki kadınsa hiç unutulmuyor .Angela ya kavusmak tekrar mümkün mü? Alp Er Tunga mücadelesini hiç bırakmıyor. Son zamanlarda sık sık karşıma çıkan zaman döngüsü burda da çıktı karşıma. Bu kez paralel evrenlerde Angela nın yanısıra imkansız aşkın tarafları Umay ve Asaf ,tarihte önemli yee edinmiş kişilerde var .Spoi olmasın söylemeyim... Film tadında bir kitap, heyecanla izlenir yani film olsa ...Kazanan hep aşk olsun ama ... Kitapla kalın dostlar.... Muhteşem Binyıl Hazan Mengü
Muhteşem BinyılHazan Mengü · Gutenberg · 202611 okunma
9/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 13:36
Üç farklı kadın üç farklı hayat. Hindistan, Sicilya , Kanada; ülkeler değişir kıtalar değişir kadınalar her zaman aynı güçleri aileleri için pes etmeyişi... Kitap hem akıcı hemde yine kadınlar için zorluklarını anlatışı harikaydı kesinlikle her kadının okuması gerekir seveceğinizi düşünüyorum o üç kadından illa biri ni kendinizi bulmanız muhtemel.
1000Kitap
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·142 syf.··
2026 5. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 14:20
"Dünya bir top gibidir ama ona sadece ayağında tutan yön verebilir." "Her çiçek açmak için zamanını bekler. Uyu çiçeğim. Açacağın zamanı bileceksin." Herkese merhaba kitap dostlarım Sizlere "Düzen Bazı Gerçeklerin Anahtarı" kitabını anlatmaya geldim. Alışılmışın dışında bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Yazarımızın dili akıcı ve merak uyandırıcıydı. O yüzden kitap bir oturuşta bitti desem abartmış olmam. ​Konusuna gelecek olursak; yaşları 6 ile 15 yaş arası bir grup çocuğun bir anda evlerinden uzakta bambaşka bir yerde uyanmaları ile başlıyor. Ana karakterimiz Türkan o gün gözünü açtığında kendini bilmediği bir yerde buldu. Odada hiç tanımadığı bir kadın vardı ve Türkan'ı tanıyor gibi konuşuyordu. Toplantı odasında kendisi gibi birkaç çocuğun daha olduğunu fark etti. Odasındaki kadın çocuklara neden burada olduklarından bahsetti. Düzen adı altında, çok eskilere dayanan ülkenin menfaatini düşünen ve onu koruyan bir teşkilatta özel yetenekli seçilmiş kişiler olduklarından bahsetti. Çocukları yeteneklerine göre 4 gruba ayırdı. Bozlar, Karanlıktakiler, Sakalar ve Serdengeçti. Her grubun ayrı ayrı özellikleri vardır. Türkan da Saka grubundaydı. Çocuklar eğitimden sonra normal hayatlarına döndüler. Yıllar sonra ise bir gün ansızın göreve çağrıldılar. Peki neden? Onları neler bekliyor? Normal hayatlarına yeniden dönebilecekler mi? Düzen ne zamandan beri ve ne için var?
DüzenMustafa Dilsiz · Perseus Yayınevi · 202414 okunma
ATLASIN KIZLARI
Puan vermedi·188 syf.··
Beğendi
·
2026 87. kitabı
Kalıplara Sığmayan Cesur Kadınlar! ​Sokağa tek başına adım atmanın,gemilere binip gitmenin bile kadınlara yasak olduğu o eski, baskıcı zamanları bir hayal edin... İşte bu kitap,o sıkışmış dünyayı hayalleriyle genişleten, tarihin görünmez kılmaya çalıştığı muhteşem kadınların hikayesi.Yıllarca o büyük keşiflerin hep erkeklerin hikayesi olduğu anlatıldı bize.Oysa bu sayfalar, kadınların özgürlükleri için nasıl ama devasa mücadeleler verdiğini anlatıyor. Okurken her birinin inadına ve yüreğine hayran kaldım. ​Öyle isimlerle tanıştımki hangisinden bahsetsem diğerine haksızlık olur. Mesela sırf dünyayı görebilmek için saçlarını kazıtıp erkek kılığına giren,gemilerle dünya turu yapan ilk kadın Jeanne Baret... Onun adı  Plüton’un dağlarında, Madagaskar’ın bitkilerine verilmiş.Ya da o katı manastır hayatını elinin tersiyle itip kaçan, erkek kılığında ordularda görev yapan,zekasıyla kralları ve Papa’yı bile kendine hayran bırakan Rahibe Teğmen Catalina... ​Korsan kadınlar kısmınıysa soluksuz okudum.Kocasının intikamını almak için Manş Denizini Fransız gemilerine dar eden Jeanne de Clisson’dan, koca bir orduyu yöneten korsan kraliçe Ching Shihe kadar hepsi bambaşka bir dünya.Sınırları zorlayan Isabella Bird’ün bitmek bilmeyen yolculuk aşkı, Alexandra David-Néel’in o aşılmaz denilen Tibet yollarını devirmesi... ​Üstelik bugünden de isimler var, Kendini şempanzelerin hayatını korumaya adayan Jane Goodall ve Afrikada milyonlarca ağaç dikilmesini sağlayıp dünyaya nefes olan Nobel ödüllü Wangari Maathai. Tabi bizim topraklarımızda geçen yerler benim için apayrı bir keyifti. Türkiyede en çok vakit geçiren seyyah Freya Stark’ın Likya maceraları ve polisiye kraliçesi Agathanın Mezopotamyadaki arkeoloji kamplarında geçen günleri kitaba çok sıcak bir hava katmış. ​Her sayfada O dönemin
Atlasın KızlarıOya Mumcuoğlu · Ceres Yayınları · 202510 okunma
Bir kadının ruhu nerede söner, nerede dilsizleşir kadın...
Puan vermedi·75 syf.·
2026 64. kitabı
Her şey, doğduğu o ilk evde, çocukluk ve genç kızlık yıllarında başlar. Daha büyüyemeden "el alem ne der" baskısıyla kuşatılır, hayalleri elinden alınır ve hayatı sadece katlanılması gereken bir "görevler" dizisine dönüştürülür. Bir kadının ruhu; kendi hayatı hakkında tek bir özgür cümle kuramadığı, içinden geldiği gibi "hayır" ya da "evet" diyemediği o ilk gençlik yıllarında, sessizce ve erkenden söndürülür. Bu dilsizlik bizim topraklarımıza da hiç yabancı değil; azaldı ama bitmedi... Kadınlar mutsuzluğa, dayatılan evliliklere, kapalı kapılar ardındaki darbelere, hor görülmeye ve sessizce yok edilmeye çoktan doydu, fazlasıyla doydu. Handke'nin annesi de tam olarak bu doymuşluğun, bu dilsizliğin kurbanlarından biri. Okuduğumuz hikaye onun hikayesi. (-mi sadece?) Genelde kurgu dışı kitapların incelemelerine göz atarım; yazım tekniğiyle alakalı yorumlar var mı diye anahtar sözcükler ararım, fikir versin diye. Okunma istatistiklerine ve inceleme sayılarına ise genelde hep bakarım, "çünkü ben de ekonomistim" :) Okunurluğu 500’ü bile bulmamış bu incecik kitap hakkında, çoğunluğu kadınlardan gelen bayağı bir inceleme kaleme alınmış. Fakat ben asıl özetle, "Okuyucuya hiçbir şey katmayan, zerrece önemsiz bir kitap" yazan bir okurun satırlarını görünce bu yazıyı kaleme alma ihtiyacı duydum. Hiç mi bir insanın dilsizlikle nasıl kişiliksizleştirildiğini görmedin? Hiç mi o parlatılmış pencerelerin arkasındaki görünmez emeği, o "biçimi kusursuz sefaleti" sezmedin? "Be adam!" diye yükselmedim dersem yalan olur. Ne acı bir duygusuzluk ama... Belli ki ne kadınları, ne taşrayı ne de yazarın o çiğ dürüstlüğünü zerre kadar anlayamamış. Ama gayet göğsünü gere gere yorumunu yapmış. İlginç... Bize hiçbir şey katmadığı iddia edilen bu "önemsiz" kitap; yoksulluğun sadece cüzdanı
Alıntı
Mutsuzluğa DoyumPeter Handke · Ada Yayınları · 1985434 okunma
Puan vermedi·254 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:00
Petrikor  //  Jonah Axon  //  Limera Yayınları Selam bu defa size gerçek mi yoksa hayal mi diye düşündüğüm bir kitapla geldim. Petrikor gökyüzü ile yeryüzünün ortak kokusu. Ayrixa burasi Yokluk Ülkesi.Çünkü yağmur önceki sessizlik,yağmurdan sonraki o eşsiz toprak kokusu ve sessizlik insan ruhunun derinliklerine kadar dokunabilmesi. Her şey bir ofisin sessizliğinde başlar ve  isimler yoktur.Sadece adam ve kadın. Sessiz ve sakin bir adam, gururunun arkasına saklanmış duygularını göstermek istemeyen,gösterince de uzaklaşan bir kadın.İkisinin arasındaki ilk yakınlaşma bir fincan kahveyle başlar ve bir fincan bardak çayla başlayan devam eden ilişki.Ama bu aklınıza sevgili gibi bir gelmesin. Aralarındaki durum bazen huzur ve sükunetken,bazen ani çıkışların olduğu uzak,soğuk,mesafeli bir duruma dönüşebiliyor.Bu durumu bazen aşabiliyorken,bazen zor oluyor onlar için. Adam kadına zamanla aşık olur.Kadına olan sessiz sevgis,kadının gururunun baskın olması.Adam sevdiği kadına ulaşmak için çok çabalar.İçindekileri kadına hissettirir.Kadın bu sahiplenme hoşuna gitse de,kendi kurduğu kalkanını kaldırıp kendi yarattığı huzurlu dünyasından uzaklaşmak istemediği için, kalkanını indirmek istemez.Adam kadın için çok uğraşırken kovalarken,kadın kaçıp çevresini kalkan olarak kullanmaya başlar. Bir süre adam bu sesi sevgisini içinde kadına sevgisi ile kadını bekler ve öznar ama bir yerden sonra vazgeçmesi gerekir Kendi iç dünyası duygularıyla yeniden yüzleşir.Artık bu durum adamın kendi dünyasında savaşı ve barışını.Adam anlarki sevmenin bir yerde yetmediğini... Oasis(adam),kendi sessiz varlığında yörüngesini usulca sürdürürken,kusursuz görünürken,Lapis dev sert,köyü,aşılmaz bir duvar gibi duruyordu. Bu iki farklı sessiz kişiliğin zaman zaman mutlu olsalarda asla ikisi bir bütün olup mutlu
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202675 okunma
Reklam
Reklam