Kadir Şengül

Kadir Şengül
@kadir_sengul
"Sadece bir iyi vardır, bilgi ve sadece bir kötü vardır, cehalet." Sokrates
CCTV Operatörü
İstanbul Üniversitesi - Felsefe
İstanbul
Bakırköy, 21 Temmuz
54 kütüphaneci puanı
522 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
10/10
·136 syf.··
2026 1. kitabı
Eserde radikal bir filozof olan Friedrich Nietzsche’nin felsefesini ve yaşamını yalnızca okumuyor, aynı zamanda etkileyici çizimlerle kısa da olsa o hayatı deneyimliyoruz. Nietzsche’nin her bölüm sonunda yavaş yavaş içine çöken acıyı ve melankoliyi, çizgi romanın resimlerinde sanki ona refakat eden bir arkadaş gibi dışarıdan gözlemliyoruz. Okuyacak bir şeyler ararken, ağır eserlerin üzerimde yarattığı baskıyı hafifleten böylesine güzel bir çizgi romanla karşılaşmış olmak benim için büyük bir şanstı. Ayrıca kitabın sade dili, akıcı anlatımı ve etkileyici görselliği; düşüncelere dokunan, okura felsefi bir derinlik hissettiren güçlü bir atmosfer yaratıyor.
1000Kitap
Nietzsche - Özgürlüğü YaratmakMichel Onfray · Esen Kitap · 201486 okunma
Reklam
7/10
·104 syf.··
2025 36. kitabı
Kitabın ilk bölümünde yazar, insanın özgürlük kavramını felsefi ve etimolojik temellerle ele alıyor. Bu kavramı liberalizmle birleştirerek liberal sistemi hümanistik bir bakış açısıyla açıklamaya çalışıyor. Hatta günümüzde sistemin klasik liberalizmden neoliberalizme evrildiğini vurguluyor. Psikopolitika çağında, özellikle sosyal medyayla gelişen kendimizi gösterme ve bilgi paylaşma arzusu, kişisel bilgilerimizi açık hâle getiriyor. Bu durum, özgürlük gibi görünen bir alanın aslında tehlikeli bir denetim biçimine dönüştüğünü ortaya koyuyor. "Akıllı İktidar" bölümünde Han, günümüz şartlarına uygun bir yönetim modelini tartışıyor. Yazar, baskıcı değil özgürlükçü bir hükümet sistemini savunuyor; ancak burada özgürlük kavramı, klasik anlamından biraz farklı biçimde ele alınıyor. "Dost Big Brother" bölümünde ise kelime dağarcığının azaltılmasıyla düşüncenin sınırlandırılacağını, bunun da bireyin özgürlüğünü tehdit ederek bir tür zihinsel bağlılık yaratacağını öne sürüyor. Bu noktada analitik felsefeye ve özellikle Wittgenstein’a göndermeler yaparak dilin düşünce üzerindeki etkisine dikkat çekiyor. Bu ilişki, Wittgenstein’in “dilin sınırları, düşüncenin sınırlarıdır” tezine güçlü bir örnek oluşturuyor. Yazar, felsefi kavramları ve düşünürleri metne ustalıkla entegre ederek argümanlarını güçlendirmeye çalışmış. Özellikle Bentham’ın *panoptikon* teorisi sıkça başvurulan kavramlardan biri. Kitap boyunca bu kavrama tekrar tekrar dönülüyor. Aynı zamanda psikolojik terimlere de yer vererek eseri daha bilimsel ve kapsamlı hâle getirmiş. Ancak bu kitap, herkes için kolay bir okuma deneyimi sunmuyor. Felsefeye, özellikle siyaset felsefesine az çok aşinalık gerektiriyor. Kavramlar yer yer soyut ve yoğun, bu da bazı okurlarda anlam güçlüğüne ve dolayısıyla motivasyon düşüklüğüne
1000Kitap
PsikopolitikaByung-Chul Han · Metis Yayınları · 20191,046 okunma
Her Güne Bir Sayfa, Her Güne Bir Bilgi!
10/10
·376 syf.··
2025 33. kitabı
"Entelektüel’in Kutsal Kitabı", yılın her gününe yalnızca bir sayfa ayırarak genel kültürü keyifli bir alışkanlığa dönüştürüyor. Pazartesi Tarih, Salı Edebiyat, Çarşamba Görsel Sanatlar, Perşembe Bilim, Cuma Müzik, Cumartesi Felsefe ve Pazar Din konularıyla haftanın her günü farklı bir alanı keşfetmenizi sağlıyor. "Kitap okumaya vaktim yok" diyenler için harika bir başlangıç noktası. Her güne yalnızca bir sayfa ayırarak hem bilgi birikiminizi artırabilir hem de kitap okuma alışkanlığı kazanabilirsiniz. Bu kitap yalnızca zihninizi beslemekle kalmıyor; ruhunuza da dinginlik katıyor. Kısacası, hem eğitici hem de ilham verici bir eser.
1000Kitap
Entelektüelin Kutsal KitabıDavid S. Kidder · Maya Kitap · 2012522 okunma
10/10
·206 syf.··
2025 32. kitabı
Rezonans Kanunu"nu okurken, aslında sadece kişisel gelişim kitabı değil, aynı zamanda kuantum teorisinin bir yansımasıyla karşı karşıya olduğumu fark ettim. Kitap boyunca anlatılanlar, modern bilimin öngörüleriyle spiritüel bilgeliğin kesiştiği noktada duruyor. Rezonans kelimesi, basitçe 'titreşim' anlamına geliyor. Ancak bu kitapta anlatılan titreşim, düşündüğünüzden çok daha derin ve hayatımızın tamamını etkileyen bir güç olarak ele alınıyor. Hayatta her şeyin enerji üzerine kurulu olduğu fikri, bu kitapta oldukça güçlü bir şekilde işlenmiş. Düşüncelerimiz, duygularımız, niyetlerimiz... Hepsi belirli bir frekansta titreşiyor ve evrene bir mesaj gönderiyor. Gönderdiğimiz bu titreşimler, bir şekilde bize aynı düzeyde geri dönüyor. Bu nedenle iç dünyamızda ne taşıyorsak, dış dünyamızda da onu deneyimliyoruz. Rezonans Kanunu aslında hepimizin kulağına bir şekilde çalınmış olan “çekim yasası”nın daha derin ve bilimsel temellere dayandırılmış hâli gibi. Ama bu kitap, konuyu yüzeysel bir şekilde ele almıyor; okuyucuyu düşünmeye, hissetmeye ve kendi içsel rezonansını fark etmeye teşvik ediyor. Hayatınızdaki tekrar eden döngülerden sıkıldıysanız, enerjinizi nasıl yönlendireceğinizi merak ediyorsanız ya da sadece kendinize dair daha fazla şey keşfetmek istiyorsanız, bu kitaba bir şans verin. Belki de ihtiyacınız olan dönüşüm, sadece bir frekans değişikliği kadar uzaktadır.
1000k
Rezonans KanunuPierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 202526bin okunma
6/10
·250 syf.··
2025 27. kitabı
David Hume, İngiliz empirizminin en önemli temsilcilerinden biridir. “İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma” adlı eserinde, insan zihninin işleyişini ve bilginin sınırlarını deneyim temelli bir yaklaşımla ele alır. Hume’a göre zihnimizdeki tüm fikirler, öncelikle birer izlenim olarak deneyimlenmiştir. Yani deneyimlemediğimiz hiçbir şeyi zihnimizde canlandıramayız. Bu düşünceyi oldukça sade ama etkili bir örnekle açıklar: Görme engelli bir birey, daha önce hiç görmediği bir rengi hayal edemez. Çünkü bu renge dair zihinsel bir izlenim yoktur. Bu örnek, Hume’un tüm bilgi kuramının temelini oluşturur. Eserde Hume’un en çok dikkat çeken düşüncelerinden biri de nedensellik kavramına yönelttiği eleştiridir. Gündelik hayatta olaylar arasında kurduğumuz neden-sonuç ilişkileri, Hume’a göre zorunlu değil, yalnızca tekrarlanan deneyimler sonucu oluşan alışkanlıklardır. Bu görüşü, yalnızca empirizmi değil, insan bilgisinin doğasına dair yerleşik birçok varsayımı da sorgulamamıza neden olur. Nitekim Hume’un bu yaklaşımı, Immanuel Kant gibi filozoflar üzerinde derin etkiler bırakmıştır. Ancak bütün bu felsefi derinliğe rağmen, eserin dili oldukça ağır ve zaman zaman dağınıktır. Bazı fikirler gereğinden uzun anlatılmış, tekrar eden ifadelerle metin yer yer yorucu hale gelmiştir. Bu nedenle okuma süreci zaman zaman sabır ister hâle geliyor. Bazen bir sayfayı defalarca okuyup hâlâ aynı yerdeymiş gibi hissediyorsunuz. Tam olarak “okursun, okursun, artık gelsin dediğin yer gelmez ya,” işte öyle bir metin. Yine de bu kitap, insan zihni üzerine düşünmek isteyen herkes için değerli bir kaynak. Kolay okunan bir eser olmasa da, deneyim ve bilginin sınırları hakkında derinlikli bir bakış sunuyor. Sabırla okunduğunda, yalnızca Hume’u değil, kendi düşünme biçimimizi de daha yakından
1000Kitap
İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir SoruşturmaDavid Hume · Hacettepe Üniversitesi Yayınları · 19761,692 okunma
Reklam