Özenle hazırlanmış yemekli davetler,Bir sonraki seferde benzer bir ziyafet ile karşılığını bulmak durumundadır.Abartili ziyafetler,zenginlik ve statü göstermede olduğu kadar iş dünyasında patronun kim olduğunu hatırlatmada da yaygın olarak kullanılan bir gelenektir.
Yoksulluk,besine erişimden mahrum kalmak olduğundan zenginlik de ,üstü kapalı bir şekilde,insanların bir sonraki öğünde yiyecek bulup bulamayacaklari gibi bir dertlerinin olmaması anlamına gelir.
Mayalar, içinde ilahi gücü taşıdığı düşünülen mısır bitkisinin tanrıların bedeni olduğuna inanırlar ve hasat zamanında tanrıların,insanlığın yok oluşuna engel olmak için kendilerini feda ettiklerini düşünürler.Bu ilahi güç yemek yedikleri sırada insanlara geçer ve özellikle de kanda yoğunlaşmış bir şekilde yer eder.Kanin bedenden dışarı akıtıldığı,yani insanın kurban edildiği durumlar , bu borcu geri ödemenin ve ilahi gücün tanrılara geri döndürmenin bir yoludur.
Adakların tanrılara takdim edilmesiyle,tanrılarla tarım işçileri arasında arabuluculuk rolü üstlenen seçkinlere çok önemli bir görev verilmiş olur.seçkinler sulama sistemlerinin inşaası, onarımı ve bakımı gibi işleri yürütüp askeri savunma sistemleri geliştirirken çiftçiler de bunun karşılığında vergi verip dünyevi düzen ve istikrarın sağlanması için sahip oldukları besini elden çıkarırlar.