kâfi

kâfi
@kafiydi
cidden, kâfiydi.
oturdu karşıma, elinde oyuncağı. ağlıyor, kendine sarılıyor sadece. sessizce baktı bana, gözlerimin içine baktı, “geçecek mi?” der gibi. “geçecek.” desem kalbimdeki sızı utanırdı, “geçti.” desem izlerim izin vermezdi konuşmama. “korkularım bitti mi?” dedi. “bitti.” diyemedim, “artık korkmuyorsun.” diyemedim. ben sustukça ağladı, ben sustukça içine kapandı karşımda. sevemedim onu, sarıp sarmalayamadım, koruyamadım. son kez döndü bana, “bizim suçumuz mu?” dedi. “bizim suçumuz değil.” demem için yalvarır gibi baktı gözleri. “hayır.” diyemedim, “bizim suçumuz değil.” diyemedim. kalktı karşımdan, oyuncağını bıraktı ardında. büyümeyi sevmedi belli ki, öyle çocuk kalmak istedi. karşımdaki çocukluğumdan başkası değildi, o küçük çocuk bendim.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
aşk bu işte, yarını seninle sevmek, hayatın senden öncesini bilmemek, kalbindeki bir heyecana çocuk gibi neşelenmek. sesinin her tonunu en sevdiğim şarkı gibi zihnime kazımak, varlığının her zerresine dizeler dizmek, huzura seninle kavuşabilmek. günlerce anlatabilirim eşsizliğini, seni ne kadar sevdiğimi. sen varsın diye ben varım, sen sevdin diye, sen beni yaşattın diye varım. öyle özel, öyle güzelsin… sana bu satırlarım biriciğim, sadece sana. ve tekrardan: ben seni seviyorum.
izler güzel midir? her birini hatırlar mısın? her birinden pişmanlık duyar mısın? belki çok mutlu olduğun bir günden, belki yorgunum diye saatlerce ağladığın bir andan. izler güzeldir; pişmanlıklarıyla, sana kattığı her şeyle. hayatın her yerinde izler vardır. çocukluğunda, arkadaşlarınla oturduğun bir bankta, saatlerce yürüdüğün sokaklarda… seni yaşatanlar gibi, bitiren izler de vardır. unutamayacağın, hatırlamak bile istemeyeceğin, ama varlıklarını da aklından çıkaramayacağın, dokunamadığın… her şey bir tecrübe, her şey bir iz.
sevmek güzeldir, belki bir ümit, belki düşüşte tutunulan son daldır. sabahların anlam kazanması, ağlamanın üzücü olduğunu anlamaktır... bunu böyle sayarım, uzar gider. ama seni sevmek diye düzeltirsem, uçsuz bucaksız listeler tutarım, sonu olmayan güzellikler sayarım. var oluş amacım diye başlar, seni seviyorum diye bitiririm... sen sadece benim elimden değil, kimsenin bilmediği, hissedemediği o çocuğun elinden tutuyorsun. seni sadece ben değil, o çocuk da seviyor. o çocuk da ağladığında saçlarını sevecek ellerin olmasını seviyor, o çocuk da onu, kendisinden çok düşünen biri olmasını seviyor... sonsuza kadar sürdürebilirim... solumdasın, sana tüm satırlarım. ve sen okuyorsun bunu, sana olduğunu bilerek. var oluş amacım, kendimi sevmemin sebebi. tekrardan, seni seviyorum.
her şeyinle seviyorum seni. avuçlarıma bıraktığın sevginle, uykun geldiğinde tatlı hallerinle, sinirlendiğinde sessizleşmenle, bana zararı olmasın diye en ince ayrıntısına kadar yaptığın hesaplarınla, varlığınla, çok sevdiğim çocukluğunla, ilk günmüş gibi heyecanınla seviyorum, eşi benzeri olmayan seni.