Ankara dışında bir tepenin üzerinde iki katlı bu soğuk ve çıplak mektep binasına kapanmış olan, gece-gündüz didinen, bocalayan bu Tek Adam, o günlerde, denebilir ki kaderiyle tek başına boğuşuyordu.
Bütün bu konuşmalarda uzak bir görüşün, uzun vadeli hesapların, harp ve sulh işlerinde stratejik sezişlerin ve kararların damgası vardır. Bu sözler ezilmiş, yenilgiyi kabul etmiş, ümitsiz bir insanın sözleri değildir.
Çünkü serbest bir halk topluluğu karşısında yaptığı konuşmada silahı, her zaman olduğu gibi , gene heyecan değil, mantık'tı ve bu silahi elinden hiçbir zaman düşürmeyecektir.
Umumi kaide şudur ki, genel durumu yönetme ve yürütme sorumluluğunu üzerine alanlar, en önemli hedefe ve en yakın tehlikeye, mümkün olduğu kadar yakın bulunurlar.