Geçicilik: Pazardaki kalabalık, sesler ve mallar nasıl gelip geçiciyse, dünyanın dertleri de neşesi de öyle muvakkattir. Ne malın mülkün kalıcılığı vardır ne de çekilen sıkıntıların.
Kâr-Zarar Dengesi: Asıl mesele, bu pazar yerinden ayrılırken heybemizde ne götürdüğümüzdür. İlk başta söylediğiniz gibi; pazar bittiğinde elimizde kalan şey para pulla alınanlar değil, dürüstlükle, samimiyetle ve arkamızda bıraktığımız gönül dualarıyla kazandığımız o büyük "kâr"dır.
Gelenin de gidenin de çok olduğu bu pazar yerinde, heybesini güzel ve kalıcı izlerle doldurabilenlere ne mutlu...