'... kapımı çalarsan bir gün eşikteki ayakkabılara aldanıp evimin içini kalabalık sanma atmaya kıyamayan annem bütün ayakkabılarımı dizmiş yalnızlığıma. ...' Sunay Akın
Kalabalıkların düşüncesi yoktur.
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ölür müsünüz be , Ölür müsünüz !??
Soğukluğunuza karşılık bende de bir mesafe var artık. Bir kere olsun, yalnızca bir kere; ben aramadan, ben sormadan, ben yazmadan sordunuz mu beni bana? Ölür müsünüz be, bir insanın hatırını sormaktan ölür müsünüz? Dışım kalabalık; çok sevilen, çok değer verilen biriymişim gibi duruyor belki ama içim yalnızlık, içim kimsesizlik, içim değersiz hissettiren kırgınlıklarla dolu. Çok kızgınım; benim için değerli olanları benden koparanlara da, kopmaya en başından hazır olanlara da. İçim öyle dolu ki, ağlasam denizler taşar, toprak çamura döner, evler yıkılır, gökler delinirdi sanki. Kimsesizim işte; kalabalıkların ortasında bile kimsesiz. Bir gelen iki gidiyor yanımdan; kimi sınırlarına takılıyor, kimi sahte samimiyetlerin bataklığına gömülüyor. Çıldırtıyor beni o samimiyetsiz gülüşler, içi boş merhabalar ve unutulmaya mahkûm elvedalar. İnsan bazen anlıyor; mesele yanında kaç kişinin olduğu değil, yokluğunda seni kaç kişinin aradığıymış. Ben de artık en çok buna kırılıyorum.
Hayata Dair
Nefret ediyorum bu yaşadığım hayattan abi hiç kimseye kendimi anlatamıyorum ya çevrem aşırı kalabalık bi o kadar da yalnızım ya
Gökyüzü karanlık ağırlıyor şimdi, Gidilmemiş yıldızlara öykünüyor yarım ay. Gözlüklerimi siliyorum yorgun harflerden, Karşı binaların alnına vuruyor ışığı. Eğilip öpüyorum odadaki yalnızlığı, Hoş geldin diyorum, ey mor fistanlı gece. Gençliğim kalabalık bir meydandı, Şimdi her dize bir eve dönüş hikâyesi. Ali İhsan Konuklu
“Dua edelimde ; Lüks restoranları, kalabalık kafeleri geçin. Bize sadece gökyüzü, yeşillik ve bir seccade genişliğinde huzur yetiyor diyen beyefendiyi bulalım.”
1000Kitap