Müslüman olmak için de kalmak için de bedeller ödeyen Ebû Zer (r.a) bir gün Allah Rasûlünün (sallâllâhu aleyhi ve sellem) huzurunda beyne'l-havf ve'r-recâ olan halini izhar etti, çare aradı ve sonra sordu Peygamber-i Ekber'e:
-Ey Allah'ın Rasûlü! Adam, bir cemaati sever de onların ameline erişmeye güç yetiremezse hâli ne olur?
-Ey Ebû Zer! Sen sevdiğinle berabersin!
-(O hâlde yer ve gökler şahid olsun ki) Ben, Allah'ı ve onun Resûlü'nü seviyorum.
-Sen, sevdiğinle berabersin.
Ebû Zer Allah ve Rasûlü'nü pazarlıksız sevdiğini, Allah Rasûlü de sevdiğiyle beraber olacağını tekrar etti.
Ebû Dâvud, "Edeb", 125.
Davetçi, her çağın bir Lât'ı, bir Hubel'i olduğu bilinciyle bütün Lât'lara, Hubel'lere inat okumaya, konuşmaya, yaşamaya hasılı her mühim ameliyeye "bismillah" ile başlamalı."
"Medine'yi doğuracak sonra yüreklerde büyütecek Dâru'l-Erkamlar açmalı, evleri islam okulu haline dönüştürmeli; kadınlar kız, erkekler de erkek öğrencilerle en az haftada bir ev sohbeti yaparak, Medine'ye muhacit, ensar yetiştirmeli."