"Sevginin azaldığı yerde düşmanlık ve korku duyguları gelişir. Bir kişinin sürekli korku yaşaması ise sürekli savunma psikolojisiyle hareket etmesine neden olur. Böylece güven duygusu zayıflar, kişide "karşı tarafdan bir zarar gelecek" düşüncesi oluşur."
"İki taraf için de gerçek evlilik olarak algılanıyorsa ve karşılıklı güveni zedelemeyecekse, nişanlılık döneminde dini nikâh yapılmasında sakınca yoktur. Çünkü evlilikte güven çok önemlidir. Nikâhtan sonra iki tarafın da artık kolay yollu dönüşün olmayacağını kabul etmesi ve bu konuda birbirlerine güven vermesi gerekir. Eğer nişanlılık döneminde dini nikâh yapan kişiler, resmi nikâha kadar yaşanacak herhangi bir olumsuzlukta “olmazsa boşanırız” diye düşünmüyorlarsa; “benim için dini nikâh, resmi nikâh kadar bağlayıcı” diyebiliyorlarsa, o zaman dini nikâh çiftler arasındaki güvene zarar vermeyecektir. Ancak kişiler evliliğin asıl başlangıcı olarak resmi nikâhı görüyorlarsa, o zaman dini nikâh yaptırmak riskli olacaktır. Çünkü bir tarafın aklında, az da olsa “olmazsa vazgeçerim” düşüncesi varsa, bunun gerçekleşme ihtimali gittikçe yükselir. Bu, bir komutanın savaşa giderken aklından yüzde bir ihtimalle de olsa yenilgiyi geçirmesi ve güçlü olduğu halde savaşta yenilmesine benzetilebilir. Nişanlılık döneminde eş adayları evlilik hedefinde sınırlarını zorlamalı, “problem çıkarsa ayrılırım” düşüncesini kafalarından atmalıdırlar."