kalbnâme

Asıl akrabalık, ruh arkadaşlığıdır. İnsanın kendi manasını bulduğu kimsenin yakınıdır.
Sayfa 124·Kitabı okudu
Reklam
Çehre, kalbin iğriliğini ve rastlığını ifşa etmekte asla ketûm değildir.
Sayfa 110·Kitabı okudu
Düşman hariçte olsa, onu ezmek kolaydır; fakat içimizdeki düşmana çare yamandır. Hariçteki düşmanlar cismi tahrib eder, cana ilişemez; İçerdeki düşman ise canı çürütür, ruha aman vermez.
Sayfa 110·Kitabı okudu
İpekkurdu kendini, kendinden başka sakini olmayan bu daracık hücreye, ihtiyariyle mukayyed eder. Zira ona bu yalnızlıkta, fezaların ihata edemeyeceği bir genişlik vardır.
Sayfa 93·Kitabı okudu
Meryem, dünya hayatına yüksekten bakabildiği için, onun bu hayvanı cebhesini görebiliyor ve mümkün olduğu kadar ondan uzak olmaya çalışıyordu. Eğer o da bu rüzgâra kapılanlardan olsaydı, ağacından henüz kopmuş çiçekli bir dal gibi, rüzgâr önünde şaşkın ve perişan, sağa sola çarpacak, şuursuz bir gidişle sürüklenecek, nihayet yaprağı da, çiçeği de türlü takallüblerle yolunup toprağa karışacak ve unutulacaktı.. Meryem, bu hayatın nesini istesin, hangi müstakar zevkine bel bağlasın da kendini onun içine salıversin ? Onun gönlü ihtiyacı, vicdaniyatın hududu görünmeyen vüsatine dayanıyor, sathi ve firarı zevklere kanamıyordu.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Reklam