Camille Claudel'in bir diğer başyapıtı ise 1888 yılında yapmaya başladığı Sakountala'dır. Bir hint efsanesinden etkilenmiştir Camille bu heykeli yaparken. Prens Dochanta'nın hikâyesinde prens sevdiği Sakountala'ya evlilik armağanı olarak bir yüzük verir. Ancak bir gün lanetlenir. Yüzüğü görmediği sürece sevgilisini sevdiğini bilmeyecektir. Prens yüzüğü bir göle düşürür. Böylelikle aşkını da kaybeder. Yüzüğü olmadığı için Prens tarafından hatırlanmayan Sakountala aşkından kendini çöllere atar. Yıllar sonra yüzük bir balıkçının ağına takıldığında birbirlerine kavuşurlar. Hindistan'ın Shakespeare'i olarak anılan ve M.Ö. 4. yüzyılda yaşadığı düşünülen bu büyük şair ve yazar Kalidasa'nın eserleri arasında Sakountala'nın yeri bambaşkadır.
Sayfa 612·Kitabı okuyor
Her ölümlü hayatın gelip geçen bir konuğudur.
Sayfa 78
Reklam
Gözleri gören birinin ışıksız, karanlık bir yerde bir nesneyi algılayamadığı gibi, başarıya ulaşmanın zorluğuna rağmen plan yine de umut vericidir. Çünkü zorlukların engellediği bir amaca ulaşabilmek için iyi bir arkadaşa sahip olmak gerekir.
Sayfa 10
Geçmişten bu yana kök salmış bir düşmanı yok etmektense krallığı yeni zapt eden bir düşmanı yok etmek çok daha kolaydır. Tıpkı yeni dikildiği için henüz kökü güçlenmemiş bir ağacı sökmek gibi.
Sayfa 9
Nasıl ki buluttan bir damla deniz kabuğuna düştüğünde inci elde edilirse, öğretmenin becerisi de değerli bir nesneye verildiğinde sonuç daha mükemmel olur.
Sayfa 7
Düşünmeden konuşuyorsun. Akıllı insanlar gerekli sınamalardan sonra iyiyi kötüyü kabul ederler. Aptallar ise başkalarının düşünceleriyle karar verirler.
Sayfa 4
Reklam
Reklam