Dedim İnsan
Dedim, kendine dargın yürümektir insan.
Yürüyorum diye yolda kalmamış sananların arasından
Yarım deyince aklına ilk elma gelenlerin
Başıma ve ayaklarıma adın kadar taş düşürürken
Kendime hiç, sana çok baktığım bir yanılgıdan
Geldim ve buradayım.
Farz edelim, buradayım diyebilecek kadar yürüdüm dünyada
Sen farz et, bir sokak kadar haklı, bir anne gibi sessiz kırıldım.
Yanıma biraz kapı, biraz evde yok
Yanıma biraz hiç kimse alıp adından bozma bir yeminle döndüğüm şaşkınlıktan
Geldim ve buradayım.
Dedim, belki de yolda kalmış bir şeydir insan.
Kaldığım yerden bir daha kalıp
İnandığın bir trenden bahsederken sana
Unutmak yerlerini geçmiştik dünyanın "şehrin en masum yanı" diye başlayan konuşmalar - ki buraya gözyaşlarını da alabilirdim aslında
Sesime çarpan yüzün, odayı ortalayan gülüş içeride biz, dışarıda ben ve sen.
Farz edelim, bir treni kaçırmak kadar kaldım yolda.
Ayağımda git ve dön.
Aklımda sen ve biz.
Aklımda ölü doğmuş iki çocuğun cesediyle döndüğüm yoldan geldim ve buradayım.
Dedim, kendine eksik, başkasına külfet yaşamaktır insan.
Belki de papatya sonuçlarına göre sevmeliydim ikimizi ya da mantığın kahveye değdiği o son nokta..
Hafızandan oluşan kamburum -ki buraya en çok gülüşünü alabilirdim aslında
O patik, o tül, o yazma..
Farz edelim, bir söz tutulmamak için de verilir.
Sen farz et ki bunu yanlış anladığın kadar aramızdan çıkmadı dünya.
Gözümde fer ve 'siz
Gönlümde sen diye çıkıp tam ortasında kaldığım dünyadan