İlk insanlık belirtisi işte buydu: Kendimizden başka bir canın iyiliği için hayata yalvardığımızda doğuyordu insanlığımız. Belki de bu yüzden habire doğuruyorduk, kendimizden başkasını sevebilme kabiliyetini geliştirebilelim diye...
Krizlerimiz baskıladığımız yerde yoğunlaşıp artık baskılanmayacak bir basınca gelince, yani ruhumuzun kömürü elmasa dönüşünce, duygularımız bir yanardağın volkanı gibi bilincimizin en derininden öyle çıkarlardı ki yüzeye, hallerimize bulaşır, karakterimiz işte o zaman yüzeye ulaşırdı.
Anlamak cennet kapılarının anahtarıdır, çünkü ancak anlayınca insanlaşır ve ancak insanlaştıkça cenneti dünya da var edebilecek o yüce çabaya geçebilirsiniz. Tüm öğretiler bizlerin insana dönüşmesi içindir.