Bir şah-ı âlişan idi
Şah-ı cihana kıydılar
Gayretli genç aslan idi
Şah-ı cihana kıydılar.
Gazi bahadır han idi
Âli neseb sultan idi
Namiyle Osman Han idi
Şah-ı cihana kıydılar.
Hükmetmeye kadir idi
Emr-i Hakk'a nazır idi
Hac etmeye hazır idi
Şah-ı cihana kıydılar.
Ey dil ciğerler oldu hun
Derdim bir iken oldu on
Kan ağladı ehl-i fünun
Şah-ı cihana kıydılar.
Mutlu anlardan geriye kalan eşyalar, o anların hatıralarını, renklerini, dokunma ve görme zevklerini bize o mutluluğu yaşatan kişilerden çok daha sadakatle saklarlar.
... bütün yaptıkları bu kadar. Bir insan alıp kopyasını çıkarıyorlar. Gerçeğe uygun oluyor diye övünüyorlar. Ama, hayat ne oluyor? Eserlerinde o yok işte, dünyayı kavrayış, insanlığı gerçekten anlayış yok. Boş şeylerle övünüyorlar. Hırsızları, düşkün kızları, yolda yakalayıp hapse atar gibi edebiyata sokuyorlar! Nerede sanatkarın ''gizli gözyaşları''; sadece kaba, zalim, alaycı bir gülüş!