Sarayın Soytarısı

Sarayın Soytarısı
@kamchatka
BEĞENENLERİ ENGELLİYORUM ONUNLA AYNI ADI PAYLAŞANLAR HARİÇ
yoruldum...tüm gücümü sana gelmek için değil de senden uzak kalmak için harcamaktan bıktım...sana ulaşmak için çıktığım her yolculuğun senden bu kadar uzakta sonlanmasından bütün hayalkırıklıklarım bütün yenilmişliklerim bütün kalp ağrılarım bir yana hiç usanmadan söyleyebilirim ki tek sevdiğim sensin. seni gördüğüm ilk günden beri ne kadar uzak kalırsam kalayım aklımda hep seni taşıdım ne kadar farklı yerlerde ve yollarda olursam olayım hep kalbimde seni taşıdım. başka bir kalbin eşiğinde bile içimde taşıdığım sevgin beni o eşikten uzaklaşmaya dönüp arkama bile bakmadan koşmaya yönelten bir ilhamdı. çünkü girmek istediğim kalp senin kalbindi ve yanlış yerde olmak istemiyordum. benim için sen gerçek olamayacak kadar güzel bir hayaldin. seninle olmanın düşüncesi bile o kadar büyük bir şeydi ki benim için bunu tarif edecek kelime bilmiyorum. ne kadar inanmasan da sevgimin gerçekliği benim için apaçık ve ortada. yapabileceklerimi tüketmiş çaresiz oturmuş odamın penceresinden gökyüzünü seyrederken şimdi içimde kocaman bir yangın var ama bu defa pişmanlığın yangını. üzüntümle harlayıp gözyaşımla beslediğim bu yangın aklımı ve kalbimi temizler umarım. ateş en büyük terbiye edicidir. beni yoldan çıkaran aklımı başımdan alan her türlü duygu ve düşünceyi ateşe vermek kendimi terbiye etmek istiyorum. yaşadıklarımdan bir şeyler öğrenmek istiyorum. çünkü bunu çok ağır ödedik...
İlişkiler
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
nöbet
Aslında bütün mesele ne batan güneşler ne de yitip giden günlerdi; mesele henüz sonu gelmeden yiteyazan sevdalardı. İnsanı bu denli kahredecek başka bir şey olamazdı. Ölmek belki daha acı gelebilirdi ama insanın elini kolunu bağlayan çaresizliği ölüm karşısında direnme gücünün de kaynağı olabildiği için daha taşınası daha katlanılasıdır. Oysa severek ayrı düşmek ayrı uyanmak ve ayrı yaşanmak insanın nefesini kesen boğan bir hastalık gibidir. Sevdanın diyarından esen rüzgarı soluyan ve yetiştirdiği aşk meyvelerinden beslenen bir kişi ancak bunları anlayabilir. Çünkü bir şeyin varlığından bihaber olarak o şeyin eksikliğini tadamaz ve anlayamayız. Şimdi dünya yeni güneşlere gebeyken nöbetini tutuyorum çünkü bir kez daha ne güneşimi ne de dünyamı yitirmek istemiyorum doğum masasında...
Felsefe