Ama bu sadece insanlar için geçerli değil. Mesela çekirgelerle yapılan bir deneyde çekirgeler kavanoza konuyor ve kavanozun kapağı kapatılıyor. Çekirgeler zıplıyor ve kafalarını kavanozun kapağına çarpıyorlar, bir daha ve yine aynı sonuç, bir daha ve yine aynı sonuç… Belli bir süre sonra çekirgeler artık kavanozdan kaçamayacaklarını anlayıp(!) zıplamaktan vazgeçiyorlar. Bunun üzerine kavanozun kapağı açılıyor ve kavanozdaki hiçbir çekirge zıplayıp kurtulamıyor.
Ne demiş Seligman…
Merak ya da öğrenme isteği gibi zihinsel özelliklerin mutlulukla fazla ilgisi yoktur. Mutluluğu sağlayan, iyilik yapmak, değerbilirlik ve sevgi gibi insanî erdemlerdir.
On dört yaşında bir genç olan Joe, bir kampa katılmayı istemektedir. Babası ona bizzat kendisi para biriktirdiği takdirde izin vereceğine dair söz vermiş ve Joe de gazete dağıtımında çalışarak gerekli parayı biriktirmiştir. Fakat kamp öncesi babası fikrini değiştirmiş ve arkadaşlarının düzenlediği bir balık avına katılmaya karar vermiştir. Ancak para sıkıntısı vardır ve oğlundan biriktirdiği parasını ister. Kamptan vazgeçmek istemeyen Joe babasının isteğini reddetmeyi düşünmektedir. Joe’nin yerinde siz olsaydınız ne yapardınız?