Halime Kanat

Halime Kanat
@kanatth3
Bi okur;)
10/10
·375 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2026 22:52
Kitap, 1915 yılında Gelibolu Yarımadası’nda gerçekleşen Çanakkale Savaşı'nı anlatıyor. Ancak bu yalnızca bir savaş değil, Türk milletinin bağımsızlık iradesini ve vatan sevgisini ortaya koyduğu bir diriliş destanıdır. Destan diyorum, çünkü; Çanakkale Savaşı’nı anlatırken kuru bilgiye sığınmadan; barut kokusunu, top seslerini, siperlerde titreyen ama asla eğilmeyen yürekleri bire bir hissettiriyor. Gazeteci- yazar olan bir adam, Çanakkale Savaşı'nı konu alan bir kitap yazmak istiyor. Ve bunu da Çanakkale Savaşı'na bizzat tanıklık etmiş, savaşı yerinde yaşamış bir Gazi'yle röportaj yaparak yapıyor. Kitabın sonunda Gazi'nin kim olduğunu okurun görüşüne bırakıyor. Ama hikayeyi dinleyince kim olduğunu tahmin etmek o kadar da zor olmuyor. (Bu konuda spoiler vermek istemiyorum.) Hikaye şu şekilde: Daha önce kocasını Sarıkamış'ta donarak şehit veren Çankırılı bir kadının önce büyük oğlunu İstanbul'a okumaya gönderip sonra oğlu hakkında hiçbir haber alamamanın verdiği acıyla baş etmeye çalıştığı bir dönemde seferberlik ilan edilecek ve köyün muhtarı küçük oğlunu da kadından istemeye gelecek. Ve kadın, küçük oğlunu da Gelibolu'ya savaşa gönderecek. Hikâyenin bundan sonrası bu küçük oğlan üzerinden dönecek. Gelibolu'ya ilk gittiği günden son gününe kadar, atlattığı badireler, arkadaşlarının bir bir gözünün önünde şehit edilişini, cephe anıları, cephe arkasında yaşanan siyasi gerilimler... Hayat hiç kolay olmayacak onun için.. onbeş günlük bir izin kullanıp Çankırı'ya annesine gidecek ama köyden dönerken cepheye zaten ruhunu çoktan teslim etmiş bir bedenle savaşa tekrar dahil olacak.. Unutmak isteyip de unutamayacağı çok tesirli olaylar yaşayacak... Yazar, tarihi olayları belgelerle temellendirirken anlatımına edebî bir ruh katarak sayfalarda yalnızca bir askerî mücadeleyi
1915Hasan Basri Bilgin · Hayat Yayınları · 201238 okunma
Reklam
10/10
·510 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2026 09:49
Vladimir Bartol’un Alamut adlı romanı, 11. yüzyılda İran’da geçen tarihsel bir kurguya dayanır. Hikâye, Alamut Kalesi’nin hâkimi olan Hasan Sabbah ve onun yetiştirdiği fedailer etrafında şekillenir. Hasan Sabbah, Selçuklu Devleti’ne karşı yürüttüğü mücadelede askerî güçten çok inancı ve zihinsel manipülasyonu kullanır. Temel felsefesinde şu vardır: "Hiçbir şey gerçek değil, her şey mübah." Bu felsefe çerçevesinde bütün planını şekillendirir ve tarihin tanıklık ettiği en çarpıcı ve sıradışı düzmecesini ortaya koyar. Plan şudur: Genç erkekler küçük yaşta kaleye alınır, eğitilir ve mutlak itaate alıştırılır. Bazı fedailer, uyuşturucu etkisiyle sahte bir cennet bahçesine götürülür; burada gördüklerinin gerçek olduğuna inandırılırlar. Bu deneyimden sonra gençler, Hasan Sabbah’ın kendilerine cennetin anahtarını verdiğine inanır ve onun tek bir sözüyle ölüme gitmeyi kabul ederler. Böylece fedailer, gerçeği sorgulamayan birer suikastçiye dönüşür. Ve dönemin en büyük İran İmparatorluğu olan Selçuklu Devleti'nin kâbusu olur. Devletin önce veziri Nizam-ül Mülk, daha sonra sultanı Melikşah suikastle öldürülerek bu kusursuz düzmecenin kurbanı edilir. Ve koskoca imparatorluk dağılma aşamasına gelir. Roman boyunca Hasan Sabbah’ın asıl amacı ortaya çıkar: "İnsanları gerçekle değil, inandıkları şeyle yönetmek." Tarih boyunca dinin nasıl sömürüldüğü, inançların zayıflığıyla nasıl istifade edildiğini görebiliyoruz burada.
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201249,9bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2025 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2025 20:04
Ver nihayet seri bitti.. Taşlar yerine oturuyor serinin son kitabında. Hikâyeler mutlu son yapıyor. Sorular bir bir cevap buluyor. Daha ne istenir bir finalden.. Herkes mutlaka okumalı.
Kartaca YıkılıyorNazmi Üce · Düşün Yayınları · 20242 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2025 22:56
Aylak Adam, bireyin yalnızlığını ve anlam arayışını merkeze alırken, C. karakteriyle günümüz erkeklerini şaşırtıcı biçimde yansıtır. C.’nin “ideal kadın” arayışı, yakınlıktan kaçışı ve özgürlük ile sorumluluk arasında sıkışmış hâli, bugün ilişkilerde sıkça gördüğümüz bir erkeklik modelinin erken bir portresi gibidir. Roman, iç monolog ağırlığıyla yer yer yorucu olsa da, C.’nin ruh hâli modern dünyanın belirsizliklerine çok benzer bir tonda işlenmiştir: Her şeye mesafeli, kimseyi tam olarak içeri almayan ama yalnızlıktan da memnun olmayan bir karakter. Atılgan’ın sade ama keskin dili, bu çatışmayı canlı şekilde hissettirir. Kısacası Aylak Adam, hem bireyin yabancılaşmasını hem de hâlâ sürmekte olan modern erkeklik çıkmazını görünür kılan güçlü bir metindir; C. ise hem rahatsız eden hem de tanıdık gelen bir ayna.
Aylak AdamYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 201771bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2025 17:13
Neriman, İstanbul’un geleneksel yapısını taşıyan Fatih semtinde yetişmiş bir genç kızdır. Ancak Harbiye’nin modern, Batılı yaşam biçimi onu etkiler ve bu iki dünya arasında gidip gelen bir ruh hâline bürünür. Fatih’te onu seven, aynı mahalleden olan Şinasi vardır; fakat Neriman, Harbiye’deki eğlenceli hayatın ve özellikle Macit’in temsil ettiği Batılı yaşamın cazibesine kapılır. Macit’le gittiği eğlenceler, balolar ve modern çevre Neriman’ı kendine çekerken; mahalle çevresindeki insanlar onun bu gidişattan rahatsız olur. Şinasi kırılır, ailesi kaygılanır. Neriman zamanla Macit’in dünyasının yüzeysel yönlerini görmeye başlar. Macit’in samimiyetsizliği, Harbiye’nin parlak ama boş görüntüsü onu düşündürür. Romanın sonunda Neriman, kendi değerlerine ve iç huzuruna daha yakın olduğunu fark ederek Fatih’e, yani kendi köklerine döner. Şinasi ile arasındaki bağ da bu dönüşle birlikte yeniden anlam kazanır.
Fatih HarbiyePeyami Safa · Beta Yayınları · 201657,1bin okunma
Reklam