Adam, yarı aralık gözleriyle karşısındaki ölüm meleğine korku dolu gözlerle baktı. Önünde duran varlığın, resimlerde tasvir edilen varlıkla hiç bir alakası yoktu. Bir süre onu nasıl tarif edebileceğini düşündü. Sonra bu varlığın bir tarifini de yapamayacağını ayrımsadı. Kısık bir sesle ölüm meleğine sordu;
-Benim için mi geldin?
Daha önce hiç bir yerde duymadığı bir ses işitti ölüm meleğinden,
-Evet senin için geldim
-İyi ama benim hiç bir şeyim yok ki. Sadece kalbimde küçücük bir ağrı var o kadar
-Herkesin bir vadesi vardır bu hayatta genç adam. Senin vaden de doldu
-Ama beni şimdi alamazsın. Daha yapacak çok şeyim var. Mesela mesela ben daha önce hiç aşkı tatmadım.
-Aşk planlı bir şey değildir genç adam. Ne zaman gelip kapını çalacağını tahmin edemezsin. Tıpkı ölüm gibi. Şimdi hazırlan artık gitmemiz lazım.
-Lütfen! Bana bir şans daha ver. Sadece bir süre. Aşkı bulmak ve onu tatmak istiyorum. Ondan sonra beni istediğin zaman alabilirsin.
Ölüm meleği çaresizlik içinde kendisinden aman dileyen bu genç adama uzun süre baktı. Neden sonra arkasını dönüp gidiyordu ki, adam ölüm meleğine seslendi.
-Şans veriyor musun bana?
-1 yılın var. Sonrasında ne olursa olsun seni almaya geleceğim. Diyerek gözden uzaklaştı.