Zamanın bile uğramadı bir zamanda küserek bu amansız yarayı biz açtık. Saatin emsalleri yokken yüzün gün doğumuydu gidişin gün batımı. Zaman çok defa kez sendin. Senin gelişin mahallenin uyanışıydı, kepenk sesleriydi, bundan eminim. Balkonda silkelenen halılardı, havada uçuşan, yırtılan yerleri yamalı toplardı, sokaktan geçen işportacıların sesiydi. Senin gelişin mahallenin uyanışıydı. Gidişin ise kepenk sesleri ardından sessiz bir yalnızlıktı, kimin evinde ne varsa duyulan sessizlikti. Çekilen güneşlikler ve akşam yemeği sesleri kap, kaçak, çatal, bıçak, yanıp yanıp sönen sokak lambası... Zamanın bile uğramadı bir zamanda hapsolmuş bir yerleşkeydi gelişin ve gidişin, Anamlıydı...