Yüzyıllar boyunca inanılan, sevilen, güvenilen bir yaşayış tarzını, kültür ve medeniyet şeklini bırakarak, ona tamamıyla yabancı, yeni bir kültür ve medeniyeti benimsemenin başlıca güçlüğü, "eski"nin uzun müddet devam etmesi, "eski" ile "yeni"nin çatışması, birbirinden farklı unsurlar arasında bir ahenk veya sentez vücuda getirmenin imkansız denilecek derecede zor oluşudur.
Asya dine, Avrupa akla; Asya geleneğe, Avrupa yeniliğe; Asya mutlak otoriteye, Avrupa hürriyet ve demokrasiye dayanır. Asya ile Avrupa daima birbirine zıt şeylere inanmış iki kutup, tez ve antitezdir. Bu fark bugün de ortadan kalkmış değildir.
Bir ülkeyi yalnız orduları değil, fikir adamları, şairleri, ressamları da korur. Bilgi ve sevgi de bir koruma vasıtasıdır. Hem de en güzel, en tesirli koruma vasıtası!