'"Deli adam' dediysek, 'kötü adam' demedik. Asıl akıllıdan korkmak lazım. Deli dedikleri kişi, hırsızların, uğursuzların kuşatmasında bunalmış kişidir. Zavallının aklını kaçırmaktan başka çaresi kalmamıştır. Onun öfkesi adama zarar vermez.
Verse verse kendine verir."
"Haklı olabilirsin ama" dedi, "binlerce yıllık ilkel bir düşünüş biçiminin yarattığı
bir alışkanlık olsa da, saçma sapan bir yanılsama sayılsa da, insana mutluluktan çok acı verse de aşksız geçmiş bir ömür bence fakir bir yaşamdır."
Aşk ulaşamayacağın birini abartarak,
onun kafandaki ideal kişi olduğunu sanarak, tutkuyla bağlanmaktır. Aradaki
engeller ne kadar artarsa bu yanılsama o kadar tutkulu olacaktır.
Aşkın nasıl yakıcı, nasıl vazgeçilmez,
insanı mutluluktan çıldırtan bir duygu olduğunu bilmez değilim. Ama aşk kışın
açan bir güneşe benzer ya da yazın sıcağında ansızın dökülüveren tatlı sağanağa. Ne kadar delice bir güzelliğe, yaşamı soluk soluğa yaşatan bir tutkuya sahip olsa da geçicidir. Nasıl ki kışın açan güneşin ömrü kısacıksa, nasıl ki yazın yağan sağanak toprağı bile doğru dürüst ıslatmadan kesiliverirse, aşk da birdenbire bitiverir.