Fakat insan sistemlere, bazı soyut kavramlara o derece bağlıdır ki, mantıktan yana olmak için gerçeği bile değiştirmeye, gözlerini kapayıp kulaklarını tıkamaya razı olur.
Şüphesiz böyle bir duvarın hakkından gelmeye gücüm yetmezse boşu boşuna yırtınacak değilim, ama karşımda gücümün yetmediği bir taş duvar var diye büsbütün boyun eğmeye de razı olamam.
Sevdiği mahlukun gözlerinde böyle yaşlar görmeyen bir kimse, bir insanın bu dünyada minnettarlık ve mahcubiyet heyecanları içinde tıkanarak ne dereceye kadar mesut olabileceğini henüz anlamamış demektir.