• O kara günden beri ruhum gırtlağımda yaşadım..
    Bir gece Urfa için ağıt yaktım, bir sabah Edirne’nin ayazında üşüdüm.
    Bir gün Adana’nın sıcağında yandım, bir akşam Trabzon’un yağmurunda ıslandım..
    81 ilin toprağına karıştım da giden her Yusuf’un ayak izi oldum.
    Yakub gözlerimle yollara düştüm..
  • "İşte beyefendi! diye devam etti Lavinia, kaderimin bana yaşattıklarından dersler çıkarmayı başardığımı da bilin o zaman; biliniz ki bugün kendimi başkasınınkine karşı olduğu kadar kendi kalbime karşı da koruyorum. Verdikleri sözleri tutma iradesinin her zaman erkeklerin kendi elinde olmadığını ve bir şeyi elde eder etmez kötüye kullandıklarını biliyorum. Dolayısıyla beyefendi, beni yumuşatabileceğinizi ummayın. Eğer söylediklerinizde ciddi iseniz, işte cevabım: 'ben artık dokunulmazım. Bir gençlik hatası yüzünden sürekli kara çalınan bu kadın artık iffetten çok daha sağlam bir duvarla kendisini koruyor: kuşku.'" - (Lavinia)
  • Ak derili, kara derili, kızıl derili
    Bütün yalnızlar kardeştir
  • "Gün bitti lambayı hazırla
    Işık kalmadı girecek odamıza
    Çek perdeleri sevdiceğim
    Kanadı kırık bir akşam
    Zonkluyor durmadan dışarıda.

    Kara bir suyu
    geçiyoruz şimdilerde,
    basarak yosunlu taşlara.
    Sen bugünden yarına
    Birazcık umut sakla..."

    Metin Altıok

    https://www.youtube.com/...xd_HkobWPeRikMwgrudI
  • şimdi arkadaş ilk geldiğinde şen şakrak
    espri yapıyor, gülüyor, eğleniyor
    insan ilişkilerinde iyi falan
    derken biraz zaman geçiyor
    sonra kitap okuyorum ayağıyla bir sessizliğe bürünüyor
    ve okudukça da
    somurtan, şakada bile ciddiyet isteyen
    inatçı,
    empati kurmaktan yoksun
    tek duygulu
    dediğim dedik çaldığım düdük ezgisini çalan
    ben eşittir gerçek gerisi saçma sapan
    diyen tamamen başka bir yaratığa dönüşüyor
    ....
    tabii kara kara düşünüyorum
    şimdi bu arkadaşların okuduğu kitaplarda mı bir sıkıntı var yoksa
    hızlı girişten bünyeler mi kaldırmadı
    ya da yanlış öğrenme mi var ( daha önce kitap okuyanlar böyle ciddi takılır gibisinden sözlerin bünyesine yerleştirilmesi gibi)
    ....
    ey arkadaş!
    okumayı hayatın bir parçası olarak düşünmelisin
    bir amaç olarak değil
    okumak sana hizmet edecek,
    sen okumanın kölesi olmayacaksın
    yine eğlen, gül falan bazen böyle saçma sapan şeyler yap
    ne bileyim
    özündeki mutluluğu kaybetme yani
  • Dicleyim ben

    Diclenin sesi
    Çok uzaklarda, sürgün ülkesinde bir inilti
    Bir inilti, yabancı bir güneş altında
    Şavkın altında yabancı yıldızların, yabancı bir ayın.
    Seni düşünüyor.
    Sen, çoktandır unuttuğum bir çobanın kavalı
    Bir atın koşusu, uzaklarda kalmış bir Moğrip rüzgar misali,
    Dallarını, yapraklarını, tanelerini unuttuğum bir dut ağacı,
    Kokularına doyamadığım bir reyhan dalı, zambak çiçeği
    Artık haber alamadığım bir turna sürüsü
    Sen unutulmuş kaderim
    Sen yitirilmiş aklım, hafızam
    Seni düşünüyorum kayboluş ülkesinde
    Seni düşünüp 'hawar' diye bağırıyorum
    Hawar, ben, sen, bizler ne çok yorgun
    Savaşlardan, kavgalardan,matem ve taziyelerden,
    Yolculuklardan, göçlerden, darbe ve yaralarda.
    Boynumuzdaki boyundurluk, el ve ayaklarımızdaki zincir,
    Dilimizdeki kilit, ölümü ruhumuzun
    Kalu-beladan beri süren esaretten yorgun
    Kaybolmuş artık çok uzaklarda
    Dicleyim ben
    Diclenin sesi
    Seni anlatan ses, yalnız ülke, sessiz toprak.
    Ben yorgun, sen yorgun, biz yorgun
    Dörtnala kalkan atlar,
    Kınından çekilmiş kılıçlar
    Patlayan toplar, gelip geçen ordular,
    Gökyüzüne ulaşan fermanlar
    Etrafı esir alan naralar
    Yanan kasır ve kaleler
    Kaldırılan talanlar
    Şimdi hepsi yorgun yüreğinde incecik bir çığlık
    Sen Nuh Nebi toprağı; dayan
    Nuh peygamberin sabrıyla
    Şefkatli yaratıcının kandilinin ışığıyla
    Nur kara dumanın ardında, aydınlık gecenin karanlığından sonra
    Sen insalığın şefkatli kadim toprağı
    Neler gördün, neler duydun sen !
    Gelip geçn kaç padişah, kaç kral, kaç imparator, kaç komutan, kaç paşa...
    Kaç yangın, kaç tufan, kaç yıldırım
    Kaç felakete şahitlik yaptın sen
    Gelip geçtiler tümü
    Bir sen kaldın!
    Gideceğim ben, gidecğiz biz.
    Kalacaksın sen Ey Adem ile Havva'nın uzak toprağı
    Matemin toprağı, timsali sabır ve metanetin
    Dicleyim ben
    Diclenin sesi
    Ataların sözüyle mırıldanan söz
    Melek Tavus'un boynunda bir mercan gibi asılı
    Ağzından dökülmüş, Adem ile Havva'nın
    Enoş peygamberin kitabında yazılı,
    Nuh tufanında güvercinin gagasına tünemiş
    İnançlı İbrahim'in ruhunda yankı
    Kurban İshak'ın yüreğinde korku,
    Cudi'de gemii Urfa'da Halil-i Rahman
    Ninovada Yunus Nebi, Harran ovasında Eyüp
    Zagroslarda Zerdüşt, Latişte Müshefa Reş
    Dicle, Fırat
    Ben ataların sözü
    Ben sözü cennetin
    Cehennemin sözü
    Ben bütün kök, soy, damar ve yolarda
    Bütün kadim şehirlerin harabelerinde beyit
    Süt çocuklarının beşiklerinde ninni
    Mir çadırlarında nakış, mezar taşlarında satır
    Bütün rüyalarda ses, Bütün arzularda coşku,
    Sözüm ben
    Söz, Dicle türküsünün sözü
    Diclenin sesi
    Onunla birlikte ondan çok uzak ben
    Rahmet ülkesinin eşiğinde
    Dicle türküsünün son sözü,
    Dicleyim ben
    Diclenin sesi.....
  • Unutursak Türklüğümüzü
    Çekeriz gördüğümüzü,
    Görmediysek zulüm yüzü,
    Sebep Türk’ün kara gözü...🇹🇷🇹🇷🇹🇷