Her bulanık su, bir süre sonra durulur... Her fırtına bir süre sonra yorulur... Her yangın bir an gelir, soğur. Geride izleri kalmaz mı? Kalır elbette... Çamurdan bir yatak, kırık dallar, kıraç bir toprak...
Cübbemi düzelttim, boynumu bir kuğu zerafetiyle kaldırdım ve sevdiğim adamın yüzüne baktım. Gözlerinden tuttum, öptüm nefesinden.
Artık çekincesiz, korkusuz bir aşıktım.
Hislerimi, tenimi cömertçe teslim ediyordum sevdiğim adama.
"Ben seninle mutlu olmak istiyorum."
"Olacağız da. İnaniyorum ben Zeynep."
"Beni de inandir Güven.
Hasta kabul et beni, iyilesmek isteyen bir hasta olarak gör, öyle davran.
Lütfen vazgeçme, umudunu kesme benden. Pek çok şey beni korkutuyor Güven, ama bunlarin içinde en büyüğü, canim en çok yakacak olan, seni kaybetmek."