“Zira bazen kalp; minik, çalışkan bir fabrika gibi heves, heyecan ve aşk üretir, biriktirir. Depo dolup taştığında, nakil için başka bir kalp bulmak lüzumu baş gösterir. Kimi kes hiç düşünmeden, mümkün okan, hatta mümkünse mümkün olmayan ilk kalbe aktarır insan biriktirdiğini. Yani belki de aşk, birine karşı duyulan hisler toplamından ziyade, kendi başına yetişen, sahibini arayan öksüz duyguların neticesidir. İnsan bazen kime âşık olacağını seçemez. Kalbin zamanı gelmiştir ve karşısında çıkan ilk ihtimale sarılıverir.”
“Şimdi, işte şimdi toprak bir çanaktaki koyu kahvedir dünya. Yok, değil. Bir toprak çanaktaki koyu kahvede boğuldu dünya. Sanki bu da değil. Bir toprak çanaktaki koyu kahveye düştü şimdi dünya. Olmadı, ama neyse. E ama kar düştü, dünya üşüdü, kahve acıydı. Çanak belki çatlak.”