Okuyan savaşçı

Okuyan savaşçı
@karacafff
Sevelim sevilelim bu dünya kimseye kalmaz. Yunus Emre
Kur'an'a göre dindar'ın 5 temel niteliği
1. Müslim (Allah'a teslim olmuş, Allah dışında hiçbir şeye teslim olmamış kişi) olmak, 2. Muhsin (güzel düşünüp güzel iş yapan, güzel değerler üreten kişi) olmak, 3. Münfık (sahip olduğu imkanlardan başkalarına pay çıkaran kişi) olmak, 4. Hanîf (geleneğin dayatmalarına karşı çıkarak ölümsüz-evrensel ilkeler doğrultusunda yürüyen ve yaşayan kişi) olmak, 5. Melâmî (Kendi öz eleştirisini en yoğun biçimde yapan, ancak başkalarının eleştirilerine takılarak yolundan dönmeyen vakur bir kişiliğe sahip) olmak.
Sayfa 60·Kitabı okudu
Din
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kolaylık ve hoşgörü dini
Dindarlara bir rahmet muştusu, dincilere de bir uyarı tokadı olarak şu anekdotu da kayda geçirelim: Bilindiği gibi, Mekke fethi, Ramazan ayında gerçekleştirilmiştir. Yola çıkıldığında Hz. Peygamber herkesin, yolculuk hükümlerine göre, oruçlarını açmalarını emretmişti. Bu emre uymayanlar oldu. Bunlar ruhsat ve kolaylığı değil, azimet ve zorluğu seçenlerdi. Fakat unutmamak lazım ki, ruhsatın seçilmesini emreden bizzat Hz. Peygamber'di. Bu durum peygamberi çok sinirlendirmişti. Nihayet, ikindi vakti, sahabileri bir yere toplayan Hz Peygamber eline aldığı bir tas suyu havaya kaldırdı ve herkesin gözü önünde içti. Etraftan homurdanmalar oldu. Çünkü iftar vakti yaklaşmıştı. Bunca zaman sabreden oruçlular bu saatte oruçlarını neden açsınlardı? Hz. Peygamber suyu içtikten sonra, kararlılığını bir kez daha göstermek üzere şu sözü, tam üç kez tekrarladı: "Hâlâ oruçlu kalmaya devam edenler isyan içindedirler." (Nesai, sıyam 49) Tanrı Elçisi'nin benzeri bir davranışına Bedir savaşı sırasında tanık olmaktayız. Tarihçi Vâkidî anlatıyor: Bedir savaşı Ramazan günlerinde idi. Peygamberimiz orucunu açmış, herkese de açmasını söylemişti. Ne var ki, 'Peygamberden daha dindar olma'(!) gayreti içinde birileri oruç tutmayı sürdürüyorlardı. Yüce Peygamber onlara hitaben şu sarsıcı konuşmayı yaptı: "Ey isyancılar grubu! Ben orucumu açtım, siz de açın." (Vâkıdî, Kitabul-Megazi 1/47-48)
Sayfa 58·Kitabı okudu
Din
Kin Tutmak
Bütün arkadaşları sözbirliği ile belirtmektedirler ki, Hz. Peygamber asla kalp kırmaz ve kin tutmazdı. En amansız düşmanlarını, kimsenin beklemeyeceği bir biçimde bağışlamıştır. İnsan hayatı, bir anlamda da kavgaların hayatıdır. Ama kin başka bir şeydir. Kavga yapılır ve geride bırakılır. Dindar, kavgadan kin üretmez. Bir insan, kavgadan kin üretiyorsa o dindar değil, dincidir. Dindar, dinle kinin bir gönülde barınamayacağına inanan ve bunu hayatında yaşayan ve yaşatan insandır. Dinciler, bunun tam tersini yapmaktalar. Onlara göre, kendilerinden olmayanlara kin tutmak, dinin temel emri ve ibadetidir. Cennetin "gönüllerinden kinin sökülüp atıldığı insanların yurdu" olarak tanıtan bir kitabın (BK. Araf suresi, 43) mümini, kavga yapabilir ama kavgalarını kine dönüştürüp cennetini cehenneme çevirmez.
Sayfa 50·Kitabı okudu
Din
"Akıl komutandır, din asker" I.Ragıp
"İzzet ve celal sahibi Allah'ın insanlara iki peygamberi vardır: 1. İçten dışı olan (batın) peygamber 2. Dıştan içe olan (zahir) peygamber "Bunların birincisi akıl, ikincisi bilinen peygamberlerdir. Hiçbir insan, batın peygamberden gereğince yararlanmayı öne almadan zahir peygambere yol bulamaz. Batın (içsel) peygamber (akıl) zahir (dışsal) peygamberin çağrısının sağlık ve geçerliliğini bilmede esastır. İçsel peygamber olmazsa dış peygamberin sözünü kanıtlığı ve bağlayıcılığı olmaz. Bu böyle olduğu içindir ki Allah, kendisinin birliğinde ve peygamberlerinin doğruluğunda kuşkuya düşenleri akla gönderir. Başka bir deyişle, onları peygamberlerinin söylediklerinin doğruluk ve tutarlılığı konusunda akla başvurmaya çağırır. Akıl komutandır, dini asker. Akıl olmazsa din geçerli ve kalıcı olmaz. Elbette ki din olmayınca da akıl şaşkın halde kalır. Bu ikisinin birleşip kucaklaşması ise nur üzerine nurdur. Nur suresindeki 'nur üstüne nur' (ayet35) ifadesi işte bunu göstermektedir." (İsfahanlı Ragıp; ez-Zeri'a, 207) Akın neden komutan durumundadır? Ragıp, eserinin, akıl ile tutkuyu (şehvet, heva) karşılaştıran bölümünde bu soruya şu yanıtı veriyor: "Akıl sahibinin hem lehinde olanı gösterir hem de aleyhinde olanı. Tutku ise sahibine sadece onun lehinde olanı gösterir." (ez-Zeri'a, 106) Aklım denetiminden uzaklaştırılan iman da bir tür tutkudur. O halde aklın denetiminden uzaklaştırılan iman da objektif gerçekleri yakalayamaz. Nitekim Kur'an, imana kötülük izafe ettiği halde ilim ve akla izafe etmez. (Bakara 93) Bu yaklaşım Kur'an'ın hem kelam mucizelerinden biri hem de yarattığı devrimlerden biridir.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Din
İyi İnsan/Kötü İnsan
"Tanrı, iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanlara kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Allah'ı kullanırlar." Giordano Bruno "Ahlak ve erdeme ilişkin her sözün ardında bir sahtekarlık ararım." Nietzsche
Sayfa 12·Kitabı okudu
Din