Dindarlara bir rahmet muştusu, dincilere de bir uyarı tokadı olarak şu anekdotu da kayda geçirelim: Bilindiği gibi, Mekke fethi, Ramazan ayında gerçekleştirilmiştir. Yola çıkıldığında Hz. Peygamber herkesin, yolculuk hükümlerine göre, oruçlarını açmalarını emretmişti.
Bu emre uymayanlar oldu. Bunlar ruhsat ve kolaylığı değil, azimet ve zorluğu seçenlerdi. Fakat unutmamak lazım ki, ruhsatın seçilmesini emreden bizzat Hz. Peygamber'di. Bu durum peygamberi çok sinirlendirmişti. Nihayet, ikindi vakti, sahabileri bir yere toplayan Hz Peygamber eline aldığı bir tas suyu havaya kaldırdı ve herkesin gözü önünde içti.
Etraftan homurdanmalar oldu. Çünkü iftar vakti yaklaşmıştı. Bunca zaman sabreden oruçlular bu saatte oruçlarını neden açsınlardı? Hz. Peygamber suyu içtikten sonra, kararlılığını bir kez daha göstermek üzere şu sözü, tam üç kez tekrarladı:
"Hâlâ oruçlu kalmaya devam edenler isyan içindedirler." (Nesai, sıyam 49)
Tanrı Elçisi'nin benzeri bir davranışına Bedir savaşı sırasında tanık olmaktayız. Tarihçi Vâkidî anlatıyor: Bedir savaşı Ramazan günlerinde idi. Peygamberimiz orucunu açmış, herkese de açmasını söylemişti. Ne var ki, 'Peygamberden daha dindar olma'(!) gayreti içinde birileri oruç tutmayı sürdürüyorlardı. Yüce Peygamber onlara hitaben şu sarsıcı konuşmayı yaptı:
"Ey isyancılar grubu! Ben orucumu açtım, siz de açın." (Vâkıdî, Kitabul-Megazi 1/47-48)