“İnsanlar boylarına göre değil zevklerine göre yaşarlar efendim! Onlar için ‘sahip olmak’ her şeyden önemlidir. Yavruyken oyuncakları olur, büyüyünce telefonları, koltukları, dolapları, vazoları, arabaları… Yazlık, kışlık, yatırımlık evler alırlar. Ölünce bile toprağın altına sessizce girmezler, süslü mermer mezarları olur. Başka bir yere göç etmek akıllarına gelmez, çünkü eşyalarını bırakamazlar. Eskiyen eşyaları değiştirirler, başkalarının eşyalarını kıskanırlar, sahip olduklarını sığdırmaya yerküre yetmez. Önce sahip, sonra köle olurlar. Hep daha büyük evler isterler, daha çok eşya sığdırabilmek için. O yüzden bu evlerin birçoğu yuva olmayı beceremez.”