Yerdeniz Öyküleri
10/10
·288 syf.··
2026 11. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 23:40
Bulucu Genç büyücü köle gibi çalıştırılıyor. Zihni dahi bağlanıyor. Muhtemelen büyücü olduğu bilinmeyen bir köle kızın çağırmasıyla; efendi büyücüyü, hiç büyü kullanmadan, kendi hırsına yem ediyorlar. Karanlıkta iletişim kurmaları, birlikte hareket edip bir ağızdan konuşmaları ve kızın evine doğru ölüm yürüyüşü hepsi çok etkileyici ve Atuan Mezarları’nı hatırlattı. Bu hikaye Roke Adası’nın kapıcısı ve Bulucusunun hikayesiydi; bize El’in kadınlarını anlattı; o kadınlar tüm baskıya rağmen irfanlarını gizli yolla aktarmaya devam ettiler… Karagül ile Pırlanta Bizim için en doğru olan, en yüksek potansiyelimizi başarmak mı? Hayır, bizi mutlu edecek şeyleri bulmak. Hayatı güzel yapan bu küçük şeylerdir ve bunlar hiç de küçük şeyler değildir :) Yerin Kemikleri Ogion’un hocasının bir kadın olduğunu ve depremi durdurmakta birlikte çalıştıklarını öğreniyoruz. Kadın ve erkek iş birliği ve dengesi her kitapta işleniyor. Savaşmadan, sidik yarıştırmadan… Bataklık Yayla Çok güçlü ve hırslı bir büyücünün ikinci şansına tanıklık ediyoruz. Şifacılığa yönelmiş ve kimsenin düşünmediği hayvanlara mütevazi bir şekilde yardım etmeye çalışıyor. Zaman her şeye iyi geliyor ve gerçek Güç ve İrfan nedir bunlar hakkında düşünüyoruz. Ejderböceği Ejderhalarla akraba olan bir başka kız çocuğu Dünyanın ihtiyacı olan değişimi getiriyor. Değişim olmazsa her şey ölür. Bizi ölülerin yönetmesine izin vermemeliyiz. Yerdeniz Öyküleri
Yerdeniz ÖyküleriUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20202,150 okunma
Pişmanlık Denizi
Puan vermedi·163 syf.··
2026 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 08:15
Kişiler kendi travmaları içine hapis olmuşlardır. En yakınları onların nefes alma yerleri olur. Lakin bu duruma tahammül seviyeleri azalan sevdikleri ilk fırsatta kendilerine çıkış bakar. Süsen ve Karagül , sevdikleri yanında olsun istediler. Ve onların ilk yoklukları ile yüzleşince bunu kaldıramayıp kendi hayatlarına son verdiler. Sevdiklerinin yaşarken ölmesini sağlayan ceza onların intiharı oldu. Geri de pişmanlıkları içinde hapis olacak Safir ve Emir kaldı. Hayat taşıyamayacağın yükü sana verir . Senden de devam etmeni bekler. Ölüm bu acıyı çekmenin yanında kurtuluştur. Lakin yaptığın hatanın cezasını çekmen gerektiğini düşünürsün. Denizin en dibinde nefes almak gibidir yaşamak…
Duygu ve Düşünce
Taş - Kağıt - MakasAyfer Tunç · Yapı Kredi Yayınları · 2023353 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Azdahak ve Epstein Belgeleri: Tarihin Tekerrür Eden Dehşeti
10/10
·376 syf.··
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 09:49
İskender Pala'nın Azdahak'ta kurguladığı 16. yüzyıl İstanbul'u, kendini "Azdahak Cemiyeti" olarak adlandıran gizli bir örgütün vahşetine sahne oluyordu. Bu örgüt, "büyük kurtarıcı"nın gelişini hızlandırmak için dünyanın kaosa sürüklenmesi gerektiğine inanıyor ve bu uğurda hamile kadınları kaçırıp, bebeklerini kurban ediyordu. Pala'nın bu alegorisi, günümüzde Jeffrey Epstein skandalıyla gün yüzüne çıkan iddialarla birlikte adeta kehanete dönüşüyor. Yeni yayımlanan Epstein belgeleri etrafında dolaşan söylentiler ve bazı yorumlar, romanın karanlık atmosferini aratmayacak nitelikte. Kurban Etme Ritüelleri ve Sapkın İnanışlar Azdahak'ta Azdahak Cemiyeti'nin ritüelleri, belirli bir inanç sistemi etrafında şekillenir. Bugün, özellikle sosyal medyada ve bazı analizlerde, Epstein ve çevresindeki güçlü isimlerin de benzer sapkın ritüeller içinde olduğuna dair ciddi iddialar ortaya atılıyor. Bu iddialar, olayın sadece bir cinsel istismar ağından ibaret olmadığını, çok daha derin ve karanlık bir boyuta işaret ediyor. Yazar İbrahim Karagül'ün konuya ilişkin çarpıcı yorumunda, Epstein Dosyası'nın "devletlerin, hükümetlerin üstünde, dokunulmaz, kutsal ritüellerle yürütülen" bir yapıyı ortaya çıkardığı belirtiliyor. Bu yapının faaliyetleri arasında "bebekleri kurban etme, çocuklara tecavüz etme, cesetlerini parçalama, insan eti yeme gibi en vahşi hayvanların bile yapamayacağı şeyler" olduğu iddia ediliyor . Bu tanım, Azdahak'taki örgütün yaptıklarıyla neredeyse birebir örtüşüyor. Dahası, bu vahşetin bir amaç doğrultusunda yapıldığına dair yorumlar da dikkat çekiyor. Aynı analizde, bu eylemlerin "sadist arzuları tatmin" etmenin ötesinde, belki de Azdahak romanındaki gibi bir tür "tanrısal güç" kazanma veya karanlık bir inancın gereğini yerine getirme amacı taşıdığı ima ediliyor
1000Kitap
Azdahakİskender Pala · Kapı Yayınları · 20253,619 okunma
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Ursula K. Le Guin Yerdeniz Öyküleri yerdeniz serisi bende büyük etkiler bırakan şahane bir seri oldu,her zaman gülümsemeyle hatırlayacağım.. Bu kitap beş farklı öyküden oluşuyor. İlk öykümüzün ismi Bulucu. Bu eserde, diğer kitaplardan da aşina olduğumuz Kapı Ustası’nın, yani Susamuru’nun hikâyesini öğreniyoruz aslında. Her ne kadar bunu serinin sonunda okuyor olsak da, Roke’un kuruluşunu ve Roke Büyücülük Okulu’nun ortaya çıkışındaki itici gücü görmüş oluyoruz. Susamuru genç yaşta, ailesinin evindeyken büyü yaptığı fark edilince Gelluk adlı kötü bir büyücü tarafından kaçırılıyor. Gelluk, kralın karanlık işlerini yaptırdığı, ölü ruhlarla uğraşan tehlikeli ve güçlü bir büyücü. Susamuru onun elinden bir şekilde kurtulmayı başarıyor. Burada özellikle Anieb ismi öne çıkıyor; Anieb’in yardımıyla kurtuluyor ve onu hayatı boyunca unutmuyor. Kurtulduktan sonra gücünün çok fazla olduğunu duyduğu adaya gitmeye karar veriyor ve orada “Elin Kadınları” olarak bilinen kadın topluluğunu buluyor. Zamanla birlikte örgütleniyorlar ve Roke Büyücülük Okulu’nun temellerini atıyorlar. Burada kadınların aslında kurucu bir role sahip olduğunu görüyoruz. İkinci hikâye Karagül ile Pırlanta. Bu hikâye Pırlanta adlı genç bir büyücüyle başlıyor. Çok yetenekli olmasına rağmen hayali büyük bir büyücü olmak değil; şarkı söylemek. Cadının kızı olan Karagül’le çocukluktan beri arkadaşlar ve zamanla aralarında bir aşk başlıyor. Pırlanta büyücülük yoluna girmesi için yönlendirilse de kalbinin müzikte olduğunu fark ediyor. Sonunda Karagül’le birlikte başkalarının onlardan beklediği hayatı değil, kendi hayallerinin peşinden gitmeyi seçiyorlar. Bu hikâye, büyünün bir zorunluluk değil bir seçim olduğunu gösteriyor. Yerin Kemikleri öyküsünde ise Ogion’un gençliğini görüyoruz. Ustası Enhemon ile birlikte büyük bir zelzeleyi
Duygu ve Düşünce
Yerdeniz ÖyküleriUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20202,150 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 14:51
Efsanevi Yerdeniz serisinin beşinci kitabındayız. Yerdeniz Takımadalarında bu kez bambaşka, daha derin ve sarsıcı bir gezintiye çıkıyoruz. Dizinin uzun süre “son kitap” olarak kabul edilen Tehanu’dan on iki yıl sonra yayımlanan bu beş öykü, Yerdeniz’in karanlıkta kalmış yönlerini aydınlatan, geçmişi bugüne bağlayan nitelikte metinler sunuyor. Birbirinden bağımsız gibi görünen Bulucu, Karagül ile Pırlanta, Yerin Kemikleri, Bataklık Yayla ve Ejder Böceği adlı bu öyküler; Başbüyücü Çevik Atmaca doğmadan önceki çağlardan başlayarak Roke Büyücülük Okulu’nun kuruluşuna, Ged’in gidişinden sonra okulda yaşanan dönüşümlere kadar geniş bir zaman aralığını kapsıyor. Yazar, Yerdeniz mitolojisinin köklerine inerek büyücülüğün nasıl şekillendiğini, insan ırkının büyüye ve güce verdiği tepkileri, adalarda kadınların sistematik biçimde maruz kaldığı haksızlıkları ve ejderhaların unutulmuş efsanelerini ustalıkla anlatıyor. Bu öykülerin en güçlü yanı, büyünün kendisinden çok onun kimin elinde, kimden esirgenerek var olduğuna odaklanması. Erkek egemen büyü düzeni, kadınların bastırılmış bilgeliği ve ejderhaların kadim hafızası iç içe geçiyor. Okur, burada yalnızca büyüler ve kehanetler değil; kimliğini arayan kadınları, var olmaya çalışan insanları ve gerçek adının peşinde koşan ruhları izliyor. Yerdeniz Öyküleri, serinin önceki kitaplarında üstü örtük bırakılmış pek çok soruya yanıt verirken, aynı zamanda Yerdeniz’i yeniden kuruyor. Daha karanlık, daha olgun ve daha politik bir dille… Ursula K. Le Guin, bu kitapta Yerdeniz’i bir fantezi evreni olmaktan çıkarıp, hafıza, adalet ve eşitlik üzerine kurulu evrensel bir anlatıya dönüştürüyor. Yepyeni masallar, yeni büyüler ve eski yaralarla Yerdeniz, okurun karşısına bu kez daha çıplak ve daha gerçek bir hâlde çıkıyor. Yerdeniz Öyküleri Ursula K. Le Guin
1000Kitap
Yerdeniz ÖyküleriUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20202,150 okunma
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 72. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2025 00:31
Cengiz Aytmatov bu romanında ünlü bir yorga atı anlatıyor. Yorga atın gençliğinden başlayıp ölümüne kadar olan süreci anlatırken aslında atın bir nevi bakıcısı olan Tanabay'ın hayatını anlatıyor. Aytmatov yine müthiş bir geri dönüş tekniği uygulayarak bizleri adeta Tanabay ve Yorga at Gülsarı'nın hayatına konuk ediyor. Bir ateşin başında, artık ölmek üzere olan Gülsarı'nın yanında, Tanabay geçmişine, gençliğine, siyasi mücadelesine, bu mücadeledeki ülkülerine ve ulaştığı sonuca gidiyor. Kitabı okurken adeta bozkırın soğuğunda donuyor, keçe çadırın deliklerinden giren kar soğuğuyla titriyorsun. Kitap; hernekadar bir ihtiyar ile ölmek üzere olan atının hayatını anlatsa da arka planda komünizmin çöküş süreci, insanlara neler vadederek geldiklerini ve insanları nasıl bir çıkmaza sürüklediklerini cesurca anlatıyor. Yazarımız kitaba yine bir bozkır efsanesini eklemiş. Bu kitapta ki efsane ise "Avcı Karagül ve arkasından yakılan "Karagül-Botam" bozlağı....
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202421,2bin okunma