Bir bilim kurgu macera kitabı okuduktan sonra bu kitaba başlamıştım. Kitabın ilk sayfalarında cengiz aytmatovun betimlemelerini okurken acaba yanlış kitaba mı başladım diye düşünüyordum. Fakat okudukça kitap daha da açıldı. Beni içine daha da çekti. Küçük çocuğun yaşadıkları, kendi kendine konuşmaları, Orozkulun kötüyü temsil edişi, ve mümin dedenin gelenekleri savunan eskiye bağlılığıyla öne çıkan biri olması, maral ana hikayesini torununa anlatması ve ona bunu misyonuyla yaşatması…. Sayfalar sayfaları götürürken mümin dede torunu için her şeyi yapıyordu fakat mümin dedenin pasif iyiliği bir yere kadardı. Böyle bir sonu hiç beklemiyordum. Mümin dedenin kutsalım dediklerine kıymasını, çocuğun balığa dönüşmesini ve beyaz gemiye böyle bir sonla ulaşmasını…