Zelal Çelik

6/10
·328 syf.··
2023 74. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2023 14:00
Evlilik Provası Öncelikle bu kitabın bende epey hayal kırıklığı yarattığını söylemek istiyorum. Sena ile Aşkın Formülü’nü okuduğumuzdan beri Khai’yi merak ediyorduk hevesle fakat bu kitap koca bir balondu. Kitap baş karakter olan My’ın çalıştığı yerde tuvalet temizliği yaparken zengin ve oğluna eş arayan bir kadınla karşılaşmasıyla başlıyor. Co Nga adlı yaşlı kadın oğlunun hayatında kimse olmamasına üzüldüğü için anavatanları olan Vietnam’da kendi belirlediği ölçütlere uyacak bir kız aramaya gelmiş biri ve My’ın duruşundan hoşlandığından ona oğluyla evlenip Amerika’ya taşınması için bir teklifte bulunuyor. Sadece bir yaz tatilini orada geçirecek, eğer olmazsa ülkesine dönecek. Teklifi kabul eden, küçük kızının ve ailesinin hayatını kurtarmak isteyen My Amerika’ya geliyor ve meşhur damat adayı Khai’yle tanışıyor. Sonrası bildiğimiz klişe aşık olma süreci… Kitabın beni hayal kırıklığına uğratan kısmına gelirsek eğer, ilk yüz sayfası çekilmezdi. My tam anlamıyla gerizekalı gibi davrandı. Co Nga’yla tanıştığı günün akşamında gitmek için karar verdi. Ya insan bir sorar organ mafyası mısın fuhuş çetesi misin nasıl kalkıp taa Amerika’ya gittin bir sefer gördüğün kadının lafıyla? My’nın annesi onden beterdi. Klişe dizilerde gördüğümüz görmemiş anneydi, kızını hemen adamı kafalaması için gönderdi, yüreklendirdi. My sözde kızına iyi bir hayat sağlamak için fedakarlık yaptı, çok seviyordu ama bir iki sefer dışında kızını özlediğine sevdiğine falan hiç şahit olmadık, geçmedi bana duygusu. Khai’yle tanıştıktan sonrası zaten deli saçması ilerledi bir süre. My (adını değiştirip Esmeralda yaptı) aşırı hevesli, kendi kültürünü hakir görüp özentilik yapan saçma sapan bir tipe dönüştü, olmadık yalanlar söyledi. Sonrasında biraz daha Khai ve duygularına odaklandık da ilerledi
Evlilik ProvasıHelen Hoang · Epsilon Yayınevi · 2023208 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
4/10
·560 syf.··
2023 54. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2023 15:21
Icebreaker Bir artistik patinaj sporcusu olan Anastasia Allen, hokeycilerin kullandığı buz pistinin tahrip edilmesi sonucu hokey takımıyla beraber kullanmaya başlıyor pisti ve bu da planların değişmesine, ulusal yarışmaya kadar yeterince pratik yapamayacağı korkusuna yol açtığı için epey öfkeli. Ve öfkesini hokey takımı başkanı olan Nate Hawkins’ten çıkarıyor. (tamamen haksızdı bu arada) sonrasında aralarında gelişen çekim ve Anastasia’nın takım arkadaşı Aaron’un sakatlanması sonucu beraber çalışmaya başlıyorlar ve bir ilişki doğuyor buradan. Spoilerlı alan Kitabı hiç sevmedim. Hiç hem de. Bu kadar kalın bir romantikte (560 sayfa) duyguları geçirememiş olmak üstün bir başarıydı, yazarı kutluyorum. Anastasia kadar sevmediğim bir baş karakter olmamıştı daha önce, o kadar bencil, güçlü olmak için sığ davranan ve partnerini önemsemeyen biriydi ki cinnet geçirdim. Nate’in iyi özelliklerinden bahsedip duruyordu ama bunu hak etmek için hiçbir şey yapmayıp sürekli kendini geri çekerek Nate’in özür dilemesine sebep oluyordu. En başından itibaren hokey sahasının o hale gelmesinde Nate’in hiç suçu yokken onu suçlayıp kaprisli davranması, adam önünde migren krizi geçirip fenalaştığında bile adım atmamak için sonrasında onu sormaması, Aaron’un yalan söylediği bariz belliyken Nate’e köpek gibi davranması rezaletti. Üstelik tüm bunları adamdan hoşlanırken yaptı ve sinirden delirdim. Her seferinde ama herr seferinde haksızdı ve Nate’i rahatlatmaya, onun haklı endişelerini gidermeye yanaşmadı, bu senin duyguların seninle uğraşamam tarzı bir tavır takınıp kendini geri çekti. Nate’e fazlasıyla kötü davranırken Aaron’a inanılmaz kredisi vardı, profesyonellik lafları da havada kaldı bence çünkü adam her yerde onun para avcısı kötü bir kadın olduğunu yayarken kalkıp onunla aynı evde
IcebreakerHannah Grace · Olimpos Yayınları · 20232,488 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2023 31. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2023 22:20
Milli Mücadele diyince akla gelen ilk isimlerden biri Halide Edip. O günleri tüm sıcaklığıyla, tüm acısıyla sahada yaşamış; yeri gelmiş hemşire, yeri gelmiş asker, yeri gelmişse de bir siyasetçi gibi mitinglere çıkıp bağıra çağıra konuşmuş bir kadın. Kadınların önemli işlerde ön planda olmasının normal olmadığı o günlerde neredeyse her romanını cesur ve önemli bir kadın üzerine kuruyor. Buradaki baş karakterimiz ise Ayşe. Kitap genel itibarıyle Ayşe-İhsan-Peyami çevresinde Kurtuluş Savaşı’nın çetin, kanlı yıllarından bahsediyor. Önce İstanbul’u görüyoruz, işgallere olan tepkileri veya tepkisizliği; bağımsızlığı veya manda isteyenleri… Zulme uğrayan bir halkın nasıl da Çanakkale Zaferi için İngilizlerden özür dilemesini düşünüldüğü kanımı dondurmuştu okurken. Ardından İzmir’in işgali, başlayan direnişler ve payitahtı arkada bırakıp Anadolu’ya geçiş. Ne çok kan ne çok göz yaşı. Kitabın bir yerinde “Bu ıssız Anadolu mezarlıklarında ne kadar sevgili bıraktık geçtik,” diyor. Bütün savaşın özeti bu aslında. Gidenler, geri gelmeyenler, haber alınamayanlar, mezarı bile olmayanlar… Ayşe İzmir’in işgalinden önce sıradan bir kadınken işgal esnasında yaralanması sebebiyle halkın gözünde İzmir’in kızına dönüşen, direnişin temsilcisi olan biri. Anadolu’ya geçişte önemli işler yapan, yılmadan, durmadan çalışan ve savaşın en kanlı sahalarında hemşirelik yapıp yaralı askerlerin azabını azaltmaya çalışan yürekli bir kadın. İhsan da tıpkı onu gören diğer tüm erkekler gibi ona aşık olan bir asker. Hem de ne aşk… Yıllar yılı göğsünden atamadığı, onu bir divaneye çeviren bir aşk. Tuhaf tesadüfler ve denk gelişler neticesinde gelecekleri bir arapsaçına dönen bu ikisi beni epey çıldırtsa da sonunda göz yaşı akıtmama sebep oldular. Ve Peyami… kendi hayatının içinde bile yabancı olan adam.
Ateşten GömlekHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202030,3bin okunma
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2023 10. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2023 17:12
Bizimle Başladı Bizimle Bitti Bu kitap beni mahvetti. Yerden yere vurdu, bin türlü duygu durumuna girmeme sebep oldu. Öncelikle kitap hakkında hiçbir şey bilmiyordum ve yazarın başka kitabını da okumamıştım. Tamamen hazırlıksızdım yani. Tatlı bir aşk okuyacağımı düşünmüştüm nedense. Okuyun diye tavsiye etmek istiyorum çünkü çok uçlarda hissettim duyguları ama size çiçekli yollar vadetmiyorum bu yolda düşeceğiz, ağlayacağız ve kalbimiz paramparça olacak. Spoilerlı alan Lily babasını gömdüğü gecenin akşamında sadece nefes alabilmek için bir çatıya çıkar ve orada kötü bir günün ardından öfkesini boşaltabilmek için orada olan Ryle Kincaid ile tanışır. Birbirlerinden etkilendikleri halde bir ilişkiden beklentileri aynı olmadığı için bir daha görüşmeyeceklerini düşünürler fakat kader onları tekrar buluşturur. Lily mektup/günlükleri okumaya başladığı ana kadar Ryle’i çok sevdim fakat Atlas’la tanışınca ne zaman onunla olacağını düşünüp durdum kitap boyu, hatta Ryle ile olan yaşantısını yazdığı her satırda biraz daha küskünleştim. Atlas’ı okumak istiyordum çünkü. Fakat ilerledikçe bu kitabın Ryle veya Atlas’tan bağımsız bir hikaye içerdiğini, istismara uğrayan bir kadının öyküsünü okuduğumu fark ettim ve pek çok şey o zaman daha çok anlam kazandı. Özellikle yazarın notunu okuduğumda ağladım, çünkü bir yerlerde kadınlar bunları yaşamaya devam ediyor ve biz dışarıdan bakan gözler sadece eleştiriyoruz. İnsanın çok sevdiği, aşık olduğu biri tarafından istismar edilmesinin ne demek olduğunu, tüm kalbinle onu istemene rağmen sürekli zarar görmenin ne demek olduğunu ve bunun insanı fiziksel darbelerden daha çok canını yaktığını anladım. Lily tüm geri dönüşlerine rağmen çok cesurdu, çocuğunu gördüğü saniye Ryle’den vazgeçti, hala sevmesine rağmen. Ve Atlas… Hak etmediği kadar çok
Bizimle Başladı Bizimle BittiColleen Hoover · Epsilon Yayınevi · 20248,5bin okunma
Puan vermedi·261 syf.··
2023 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2023 12:15
Sineklerin Tanrısı Sineklerin Tanrısı alegorik bir eserdi. Baştan aşağı simgeler ve sembolizmle dolu bir kitap. Başta bir çocuk kitabı okuduğunuzu zannetseniz de aslında iyiyi- kötüyü, kuralların ve kuralsızlığın olduğu bir ortamda kalan insanoğlunun iyiye ve etik değerlere ne kadar bağlı kalabileceğini gösteren bir kitaptı. Etkilendim fakat çok değil, hatta eserin sonunda çevirmenin dipnotu olmasa pek çok yeri de kaçırmış olurdum çünkü kitapta o kadar çok betimleme vardı ki pek çok şeyi canlandıramamakla birlikte bir de satır arası önemli şeyleri de atlamış bulundum. Tüm bu saydıklarıma rağmen iç burkan ve düşündüren bir eserdi. Bir savaş esnasında güvenli bölgeye kaçırılan bir uçak dolusu çocuğun bindikleri uçağın bombalanmasıyla başlıyor kitap. Issız bir adaya düşen çocukların iki seçeneği var. Örgütlenip yerleşik hayata geçmek ve kurtulmak için çabalamak, Veya içine düştükleri koşulları benimseyip barbarlaşarak insanlıklarını yitirmek. Küçük çocukların günahsız olduklarını söyleriz fakat yaşları en fazla 12 olan bu çocukların ne kadar vahşileşebileceklerini görmek tüylerimi ürpertti.
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,5bin okunma