Sineklerin Tanrısı
Sineklerin Tanrısı alegorik bir eserdi. Baştan aşağı simgeler ve sembolizmle dolu bir kitap. Başta bir çocuk kitabı okuduğunuzu zannetseniz de aslında iyiyi- kötüyü, kuralların ve kuralsızlığın olduğu bir ortamda kalan insanoğlunun iyiye ve etik değerlere ne kadar bağlı kalabileceğini gösteren bir kitaptı. Etkilendim fakat çok değil, hatta eserin sonunda çevirmenin dipnotu olmasa pek çok yeri de kaçırmış olurdum çünkü kitapta o kadar çok betimleme vardı ki pek çok şeyi canlandıramamakla birlikte bir de satır arası önemli şeyleri de atlamış bulundum. Tüm bu saydıklarıma rağmen iç burkan ve düşündüren bir eserdi.
Bir savaş esnasında güvenli bölgeye kaçırılan bir uçak dolusu çocuğun bindikleri uçağın bombalanmasıyla başlıyor kitap. Issız bir adaya düşen çocukların iki seçeneği var.
Örgütlenip yerleşik hayata geçmek ve kurtulmak için çabalamak,
Veya içine düştükleri koşulları benimseyip barbarlaşarak insanlıklarını yitirmek.
Küçük çocukların günahsız olduklarını söyleriz fakat yaşları en fazla 12 olan bu çocukların ne kadar vahşileşebileceklerini görmek tüylerimi ürpertti.