Çocukluklarından beri Quaker konuşmasının destansı ve dramatik diline alışır, herkese 'siz' yerine 'sen' derler. Ama daha sonraları yaşantılarının atılganlıklar ve yiğitliklerle dolu binbir serüveni, onların bu değişmeyen özellikleriyle garip bir biçimde kaynaşır ve onlara bir İskandinav Deniz kralının ya da Ozan ruhlu bir eski romalı'nın çeşit çeşit kabadayıca huylarını kazandırır. Tüm bunlar güçlü, kalburüstü, kafası işleyen, yüreği sağlam bir insanda birleşti mi, üstelik bu insan en uzak denizlerin sessizliği ve yalnızlığı içinde, bizim kuzeyden görmediğimiz yıldızların altında, gece nöbetlerinde, bağımsız ve özden düşünmeye, acı tatlı tüm izlenimlerin doğanın tertemiz sağlam ve zorlu göğsünden taze taze almaya, tüm görüp geçirdikleri ile zenginleşerek, keskin ve korkusuz konuşmaya alıştı mı, İşte bu insan bütün bir milletin içinde parmakla gösterilir, bu görülmeye değer güçlü yaratık, ulu tragedyalar için biçilmiş kaftandır. Her ne kadar yaratılışının derinliklerinde, huyundan ya da yaşantısından gelen hastalıklı bir şeyler de olsa, onun dramatik kahramanlığına hiç zarar gelmez. Çünkü tüm tragedya kahramanları, bu hastalıklı yanları sayesinde büyük olurlar. Ey ün kazanmak isteyen delikanlılar, şunu bilin ki insanlardaki her yücelik bir hastalıktır aslında.