ayse nas

ayse nas
@karasem
Beni çok sev, bir nar bahçesindeki tanelerin toplamından pay biç mesela. Çünkü ben öyle yapıyorum. Bu yüzden Afrika’nın en kurak çöllerinde bile nar ağaçları görüyorum. Beni çok sev, ben seni hesapsız seviyorum… Tarihteki bütün aşkları kızdıracak kadar.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İçimde ve beynimde Adın; Ur. Dur! Vurmadan önce Saati kurmadan önce Şuurdan seni arındırmadan önce Öp! Çeri çöpü ayıkla kalemimden sonra! Olsa olsa bir felç kadar geçiririm seni sol yanımda...
"Ve kitap bitmiştir. Usulca kapatır kapağı. Ama hemen bırakamaz elinden. Gözleri arka kapağındadır. "Bitirdin değil mi?" diye bir ibareye takılır gözü. Okumaya devam eder sonra: "Kapağını kapadığın her şey bitti sanıyorsun, değil mi? Tıpkı göz kapaklarını kapatıp görmemeye çalıştığın gibi. Hayır! Asıl okumaya o zaman başlarsın. Yarım kalmış cümleleri, söylenemeyen sözleri... Yazılmamış ama hissettirilmiş duygular yakandan tutmuştur bir kere. Artık kapattığın tüm kapaklar bu okumaları bitiremez. Yarım kalmış bir cümlesindir. Bir ömür karşılaştığın her şeyde bir parça bulursun okuduklarından. Köşede aniden karşına çıkan şemsiyeli bir adam... Ansızın yakalandığın yağmur... Öylesine dinlediğin bir türkü... İzlediğin bir dizi... Yüreğine yüreğine vurur kendini. Çünkü hâlâ okuyorsundur. Hem de yüreğin kekeleye kekeleye..."
"İyi değiliz bayım! İyi değiliz Ne havalardan ne de yediğimiz bir şey dokundu Bizim iyi değilliğimiz “hal”den, "Hal"den bayım" Hallerimiz iyi değil !
Teşekkürü Borç Bilirim..
Özlem inanılmaz bir duygu. Biri söylemişti. Söylediklerini ilk seferde hiç bir zaman anlayamadığım ve bu anlaşılmazlığına hayran olduğum biri. Demişti ki " özleyip hayalini kurduklarım, bir süredir kullandığım uyuşturucu. " Benim içinde tatlı bir yolculuk, bazen bölündüğünde gerçek zamanımı reddediyorum. "Zaman debisi değişmez bir su mu ? Ve mutlak mı bunun bir yerinde boğulmak?" Bir kedim vardı. Kedi demekten bile imtina ederim (evlattı). Bundan önce bir kerede karakolda imtina etmiştim bazı şeylerden bu hayatımın ikinci imtinası. Neyse.. Kızım gibiydi. Korkarım ilerde çocuklarımı onu sevdiğim kadar sevemem diye. Sen ne güzel, ne narin, ne meraklı, ne nev-i şahsına münhasır bir varlıktın. Seni özlememek mümkün mü .. Sivas'ta Class sinemasının altında Dünyayı Kurtaran Kitapevi diye bir yer vardı. Bir kitapçıya verilebilecek en güzel isim. Ne güzel bir iddia.. Çok güzel bulduğum bir kadın vardı orda. Sohbetini özlerim hala. Keşke şehirlerde bankalardan çok kitapçı olsa. Bu noktada Zarif bir şairi hatırlarım " Halk aşksızsa sokaklar banka dükkanlarıyla doludur" der. Gönül isterdi ki böyle olmasın. Yinede dünyanın daha güzel bir yer olacağından tam emin değilim. Şahsımda özelleştirerek anlatayım. Çok kitap okudum. Ama okuduğum kitaplardaki karakterlere ihanet edecek büyüklükte hatalar yaptım. Oysa öyle güzel kitaplar okumuş, öyle güzel türkülere eşlik etmiş birinin bunu yapmaması gerekirdi. Nasıl ki Oğuz Atay okuyan birinin faşist olmamasını bekliyoruz. Yanılıyoruz. Bu bizim hüsn-ü kuruntumuz. Ben faşistliğini gizlemeyecek kadar cüretkar birinin, Behçet Aysan çok iyi şair şiirlerini severim dediğini bilirim. Sevebilirsin elbette, bende severim. Ama ne acı, daha fazla şiir yazabilirdi, o karanlık zihniyet tarafından ateşe verilmeseydi. Diyeceğim o ki,