Esrik Yanal atının üzerinde kılıç sallarken bir yandan da sağ solu kolaçan edip içecek bir şeyler arıyordu. Ağzı kurumuştu.
“Ben bu acunu ayık görmeye dayanamam! Yüreğim kaldırmaz böylesi kancıklığı. Kımız bulmalıyım!” diye söyleniyordu kendi kendine.