Kızıl Pençe (Karabekir'in Gözüyle Kuruluş Yılları (1922-1933))Mustafa Armağan

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.271
Gösterim
Adı:
Kızıl Pençe
Alt başlık:
Karabekir'in Gözüyle Kuruluş Yılları (1922-1933)
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050801187
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Kâzım Karabekir'in yazdıkları, resmi tarihin şekerlemelerine fazla alıştırılan okuru şoke ederken, aynı zamanda Ulrich Beck'in "düşmansız demokrasi" dediği bir akımın tarihimizdeki öncülüğünü yapıyor. Eser boyunca İstiklal Savaşı yıllarındaki Mustafa Kemal Paşa'ya duyduğu saygıyı sık sık vurgulayan Karabekir Paşa, onun 'asalaklar' dediği türedi bir grup tarafından kuşatıldığını ve en büyük hatasının bu gruba dayanarak iktidar sürme karşılığında milletten ve özgürlük mücadelesinden kopmak olduğunu cesaretle ileri sürüyor. Hem de bu cesareti bugün değil, Tek Parti yönetiminin doruk noktası sayılan 1933 yılındaki çıkışıyla göstermiş olan Karabekir Paşa, alttan alta Mustafa Kemal Paşa'nın çevresini saran ve ülkede terör estiren gizli bir örgütün deşifresini de yapıyor.

Kızıl Pençe adını verdiği bu gizli ve eli silahlı örgütün 1 numarası kimdi? Kimleri kullanırdı?

Asker içinde uzantıları var mıydı?

Adam vurmaktan kitap yakmaya, insanları ve ailelerini takip ve taciz etmeye kadar çeşitli kademelerde gerçekleşen ve resmi devletin yanı başına konumlanan bu paralel gizli devletin ipuçlarını Kâzım Karabekir'in emsalsiz analizlerinden öğreneceksiniz.

Mustafa Armağan Kızıl Pençe'de Kâzım Karabekir Paşa'nın yazmış olduğu 3 bağımsız metinden yeni bir metin kuruyor. Paşa'nın söylediklerini netleştiriyor, mesajını anlaşılır kılıyor. Böylece Karabekir'in, çeşitli kitaplarına dağılmış bulunan keskin eleştirel bakışını, tek bir kitabın çatısı altında olanca yoğunluğu ve çıplaklığıyla okurun önüne sunuyor.

Kızıl Pençe yakın tarihimizin kırılma dönemi olan 1922-1933 yıllarında yaşananları 'Kral Çıplak' sözüyle anlatılabilecek bir yalınlıkta ortaya koymayı başarıyor. Rahat üslubu ama sarsıcı tezleriyle Kızıl Pençe'nin, yalan sisinin dağılmakta olduğu günümüzde tarihin normalleşmesi yolunda önemli bir adım olacağına inanıyoruz.
(Arka Kapak)
KESİNLİKLE OKUNMALI!!

Bu kitabı bütün Türk genci, yaşlısı, kadını, erkeği, kısacası kendine bilen, okuduğunu anlayabilen herkes okumalı.
Aman Yarabbi! Ne büyük bi yalanı yutturmuşlar bize.. Ne büyük bir sahtekarlık yapmışlar bize.. Yazık ki halen bunun farkında olmayan bir nesil; bir toplumuz. Tarihimiz tamamen kandırmacadan ibaretmiş meğer. Karabekir Paşa bu hakikatleri bize ulaştırmak, yalan yanlış şeylerin yayılmasını önlemek için ziyadesiyle çalışırken buna karşın bütün yalakalar ve sahtekarlarla mücadele etmiş. Yorulmamış, bıkmamış ve vazgeçmemiş. Biz de bunu örnek almalı ve bu kitap ve benzerlerini yani gerçek tarihimizi anlatan kitapları okumalı, anlamalı ve okutturmalıyız. Bu bizim için vatani bir görev. Farkında değiliz maalesef ama bunu yapmak mecburiyetindeyiz.

Kitap o kadar güzeldi ki bütün herkese önerir okumasını şiddetle tavsiye ederim. Çok akıcı olmasına rağmen olayları yeniden araştırırım için normal süresinden daha da uzun sürdü ama değdi.
Mustafa Kemal ve İsmet İnönü'nün yakın arkadaşları olan Kazım Karabekir'in gözüyle kurtuluş yılları anlatılıyor.Çarpıtılan birçok gerçeği Kazım Karabekir'in büyük uğraşları ile gün yüzüne çıkarmaya çalışması ve paşanın bu uğurda başına birçok talihsizliklerin gelmesi,fâili meçhul ölümler,İstiklâl mahkemeleri,Cumhuriyet'in nasıl ve hangi şartlarda ilan edildiği,son halife,Osmanoğullarının yurttan ihracı,Halifeliğin kaldırılması,Osmanlı arşivinin satılması gibi birçok konuya değinilmiş.Mustafa Armağan'ın Kazım Karabekir'in notlarından faydalanarak yazdığı güzel bir kitap...Keyifli okumalar..
Bildiğimiz tarihin asıl tarih olmayıp kişilerin o gün ki şartlarda kendilerini üstün göstermek adına uydurulup halkın buna inandırılmasını açıkça gösteren Mustafa Armağan . Kazım Karabekir olaylara her ne kadar karşı durmuşsa da gaziye olan saygısı itibari ile pek karşı çıkamamış ama iş işten geçtikten sonra da kendince elinden geleni yapmıştır. Öngörü kapasitesi yüksek olan ve halk tarafından da çok sevilen bir paşanın olaylar bu duruma gelmeden müdahale etmemesi şaşırtıcı açıkçası.
Eser genel manada Kazım Karabekir paşanın şahsi yazılarından derlemedir. Tarihi tek taraflı okumak istemeyen karşıt görüş diye niteleyebileceğimiz Kazım Karabekir paşadan da dinlemek isteyenler için güzel keyifle okunan bir eser. Lakin ezbere bildiklerinize tenkit var bilesiniz.!
Kazım Karabekir Paşa'nın yurtseverliğin belli kişilerin tekeline alınmasına karşı olduğu, Milli Mücadele Döneminde elini taşın altına koyanların Cumhuriyetin kurulma aşamasında lağvedildiği ve onların yerine Gazi'nin yanında şakşakçıların getirildiği gibi konularını işlediği kitap ve günlüklerinden alıntılarla bizlere sunulmuş bir eser. Sezai Karakoç'un şu sözü kitabın içeriğini anlatıyor gibi:
"Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak..
Halbuki; Biz sussak tarih susmayacak..
Tarih sussa hakikat susmayacak..(...)"
Mustafa Armağan, Kazım Karabekir Paşa'nın tuttuğu notlar ve günlüklerden derlemiş ve olayları zincirleme bir şekilde sıralamış. Verilen bilgiler sayfa altlarında kaynak gösterilmiş. 1. meclis ve 2 . meclisin farkını az çok biliyordum, şu an tam öğrenmiş bulunuyorum. Okunması gereken bir kitap. İlkokul dışında tarih bilgisi olmayanlar şok olabilirler bu normaldir. Ama bize öğretilen tarih saçmalıktan ibaret.
Kitabın ilk cildi olduğunu öğrendiğim için yarım bıraktım. Ilk cildini okuyup buna geçeceğim .
Mustafa Armağan Kazım Karabekir Paşanın anılarından bir metin kurgulamış.Yakın tarihin kara deliklerine ışık tutması sebebi ile Kazım Karabekir'in anılarının önemi tartışılmaz.Ama birçok kitaba dağılmış anılar, çok keskin eleştirel bakışı ve mesajları bu kitabın çatısı altında anlaşılması ve ulaşılması kolay bir hale gelmiş...
Kitap Kazım Karabekir Paşa'nın kendi kaleminden kurtuluş Savaşı'ni ve Cumhuriyet'in ilk yıllarını anlatmaktadır. Bizzat Paşa'nın kendisinin anlattığı hatıralar yakın tarih ile ilgili ezber bozan cinstendir
Yok... Yok... Yok...
Artık keyfi işler yok
Yok.. Yok.. Yok..
Artık gizli eller yok.

Hakimiyet milletindir, namına rey verme yok
Kontrolden men edip de, reyine el değme yok.
Siyasî ve ictihadî bahaneler icatla
Keyfî tevfik, keyfi hüküm, keyfî aramalar yok.

Hakaret, işkence yok
Gizli Kızıl Pençe yok.

Kâzım Karabekir
Çalma yok, çırpma yok
İş kapatıp yağma yok
Namusa el atma yok
Yok... Yok... Yok...

Diyar diyar süründüren
Aileler söndüren
Entrikalar döndüren
Gizli gizli eller yok.

Kâzım Karabekir
Tutuklandık, İstiklal Mahkemesi'ne verildik. Milletin bağımsızlığını kurtaranların, bu başarıdan sonra İstiklal Mahkemesi'nde yargılanmaları ne garip cilvelerdir. Buna eskiden olsa "cilve-i Rabbanî" (Allah'ın cilvesi) derlerdi. Şimdi acaba "Cumhuriyet cilvesi" mi demeli?
Başka Kızıl Pençe evleri de varmış. Demek istibdat devrinin akıl edemediği veyahut namusuna yediremediği bu marifetleri Meşrutiyet devrinde pişirmişiz. Cumhuriyet devrinde ise başarmışız.
"Karabekir parayı çok sever, eserini İngilizceye tercüme için satıyor" iftirasını attı. Bu iftirayı atanın yüzüne tükürecek pek çok insan var. Ayrıca bir insan budala olmalıdır ki, gizli ve resmî kuvvetlerin başıma bin bela yağdırdığı bir sırada yabancılara eserini satmaya girişsin. Sükûnet ve insafla düşünen bir kafa bunun asılsız bir jurnal olduğunu anlayabilirdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kızıl Pençe
Alt başlık:
Karabekir'in Gözüyle Kuruluş Yılları (1922-1933)
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050801187
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Kâzım Karabekir'in yazdıkları, resmi tarihin şekerlemelerine fazla alıştırılan okuru şoke ederken, aynı zamanda Ulrich Beck'in "düşmansız demokrasi" dediği bir akımın tarihimizdeki öncülüğünü yapıyor. Eser boyunca İstiklal Savaşı yıllarındaki Mustafa Kemal Paşa'ya duyduğu saygıyı sık sık vurgulayan Karabekir Paşa, onun 'asalaklar' dediği türedi bir grup tarafından kuşatıldığını ve en büyük hatasının bu gruba dayanarak iktidar sürme karşılığında milletten ve özgürlük mücadelesinden kopmak olduğunu cesaretle ileri sürüyor. Hem de bu cesareti bugün değil, Tek Parti yönetiminin doruk noktası sayılan 1933 yılındaki çıkışıyla göstermiş olan Karabekir Paşa, alttan alta Mustafa Kemal Paşa'nın çevresini saran ve ülkede terör estiren gizli bir örgütün deşifresini de yapıyor.

Kızıl Pençe adını verdiği bu gizli ve eli silahlı örgütün 1 numarası kimdi? Kimleri kullanırdı?

Asker içinde uzantıları var mıydı?

Adam vurmaktan kitap yakmaya, insanları ve ailelerini takip ve taciz etmeye kadar çeşitli kademelerde gerçekleşen ve resmi devletin yanı başına konumlanan bu paralel gizli devletin ipuçlarını Kâzım Karabekir'in emsalsiz analizlerinden öğreneceksiniz.

Mustafa Armağan Kızıl Pençe'de Kâzım Karabekir Paşa'nın yazmış olduğu 3 bağımsız metinden yeni bir metin kuruyor. Paşa'nın söylediklerini netleştiriyor, mesajını anlaşılır kılıyor. Böylece Karabekir'in, çeşitli kitaplarına dağılmış bulunan keskin eleştirel bakışını, tek bir kitabın çatısı altında olanca yoğunluğu ve çıplaklığıyla okurun önüne sunuyor.

Kızıl Pençe yakın tarihimizin kırılma dönemi olan 1922-1933 yıllarında yaşananları 'Kral Çıplak' sözüyle anlatılabilecek bir yalınlıkta ortaya koymayı başarıyor. Rahat üslubu ama sarsıcı tezleriyle Kızıl Pençe'nin, yalan sisinin dağılmakta olduğu günümüzde tarihin normalleşmesi yolunda önemli bir adım olacağına inanıyoruz.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 127 okur

  • yavuz yılmaz
  • Sevde
  • Bekir BAŞOĞLU
  • Turan Duman
  • Leyla
  • M Oğuzhan ÇELİK
  • Ahmet Turan
  • MÜKREMİN(Mcremean)
  • Büşra
  • Fatma Kayıhan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.3
14-17 Yaş
%1.6
18-24 Yaş
%34.9
25-34 Yaş
%22.2
35-44 Yaş
%19
45-54 Yaş
%12.7
55-64 Yaş
%1.6
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%31.1
Erkek
%68.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.4 (11)
9
%14.3 (5)
8
%31.4 (11)
7
%14.3 (5)
6
%0
5
%0
4
%2.9 (1)
3
%0
2
%0
1
%5.7 (2)