Kızıl Pençe (Karabekir'in Gözüyle Kuruluş Yılları (1922-1933))

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.665
Gösterim
Adı:
Kızıl Pençe
Alt başlık:
Karabekir'in Gözüyle Kuruluş Yılları (1922-1933)
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050801187
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Kâzım Karabekir'in yazdıkları, resmi tarihin şekerlemelerine fazla alıştırılan okuru şoke ederken, aynı zamanda Ulrich Beck'in "düşmansız demokrasi" dediği bir akımın tarihimizdeki öncülüğünü yapıyor. Eser boyunca İstiklal Savaşı yıllarındaki Mustafa Kemal Paşa'ya duyduğu saygıyı sık sık vurgulayan Karabekir Paşa, onun 'asalaklar' dediği türedi bir grup tarafından kuşatıldığını ve en büyük hatasının bu gruba dayanarak iktidar sürme karşılığında milletten ve özgürlük mücadelesinden kopmak olduğunu cesaretle ileri sürüyor. Hem de bu cesareti bugün değil, Tek Parti yönetiminin doruk noktası sayılan 1933 yılındaki çıkışıyla göstermiş olan Karabekir Paşa, alttan alta Mustafa Kemal Paşa'nın çevresini saran ve ülkede terör estiren gizli bir örgütün deşifresini de yapıyor.

Kızıl Pençe adını verdiği bu gizli ve eli silahlı örgütün 1 numarası kimdi? Kimleri kullanırdı?

Asker içinde uzantıları var mıydı?

Adam vurmaktan kitap yakmaya, insanları ve ailelerini takip ve taciz etmeye kadar çeşitli kademelerde gerçekleşen ve resmi devletin yanı başına konumlanan bu paralel gizli devletin ipuçlarını Kâzım Karabekir'in emsalsiz analizlerinden öğreneceksiniz.

Mustafa Armağan Kızıl Pençe'de Kâzım Karabekir Paşa'nın yazmış olduğu 3 bağımsız metinden yeni bir metin kuruyor. Paşa'nın söylediklerini netleştiriyor, mesajını anlaşılır kılıyor. Böylece Karabekir'in, çeşitli kitaplarına dağılmış bulunan keskin eleştirel bakışını, tek bir kitabın çatısı altında olanca yoğunluğu ve çıplaklığıyla okurun önüne sunuyor.

Kızıl Pençe yakın tarihimizin kırılma dönemi olan 1922-1933 yıllarında yaşananları 'Kral Çıplak' sözüyle anlatılabilecek bir yalınlıkta ortaya koymayı başarıyor. Rahat üslubu ama sarsıcı tezleriyle Kızıl Pençe'nin, yalan sisinin dağılmakta olduğu günümüzde tarihin normalleşmesi yolunda önemli bir adım olacağına inanıyoruz.
(Arka Kapak)
304 syf.
·3 günde
Kazım Karabekir Paşa'nın yurtseverliğin belli kişilerin tekeline alınmasına karşı olduğu, Milli Mücadele Döneminde elini taşın altına koyanların Cumhuriyetin kurulma aşamasında lağvedildiği ve onların yerine Gazi'nin yanında şakşakçıların getirildiği gibi konularını işlediği kitap ve günlüklerinden alıntılarla bizlere sunulmuş bir eser. Sezai Karakoç'un şu sözü kitabın içeriğini anlatıyor gibi:
"Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak..
Halbuki; Biz sussak tarih susmayacak..
Tarih sussa hakikat susmayacak..(...)"
304 syf.
·Beğendi·8/10
Mustafa Kemal ve İsmet İnönü'nün yakın arkadaşları olan Kazım Karabekir'in gözüyle kurtuluş yılları anlatılıyor.Çarpıtılan birçok gerçeği Kazım Karabekir'in büyük uğraşları ile gün yüzüne çıkarmaya çalışması ve paşanın bu uğurda başına birçok talihsizliklerin gelmesi,fâili meçhul ölümler,İstiklâl mahkemeleri,Cumhuriyet'in nasıl ve hangi şartlarda ilan edildiği,son halife,Osmanoğullarının yurttan ihracı,Halifeliğin kaldırılması,Osmanlı arşivinin satılması gibi birçok konuya değinilmiş.Mustafa Armağan'ın Kazım Karabekir'in notlarından faydalanarak yazdığı güzel bir kitap...Keyifli okumalar..
304 syf.
·Beğendi·10/10
Kitap Kazım Karabekir Paşa'nın kendi kaleminden kurtuluş Savaşı'ni ve Cumhuriyet'in ilk yıllarını anlatmaktadır. Bizzat Paşa'nın kendisinin anlattığı hatıralar yakın tarih ile ilgili ezber bozan cinstendir
304 syf.
·44 günde·10/10
Mustafa Armağan, Kazım Karabekir Paşa'nın tuttuğu notlar ve günlüklerden derlemiş ve olayları zincirleme bir şekilde sıralamış. Verilen bilgiler sayfa altlarında kaynak gösterilmiş. 1. meclis ve 2 . meclisin farkını az çok biliyordum, şu an tam öğrenmiş bulunuyorum. Okunması gereken bir kitap. İlkokul dışında tarih bilgisi olmayanlar şok olabilirler bu normaldir. Ama bize öğretilen tarih saçmalıktan ibaret.
304 syf.
Bildiğimiz tarihin asıl tarih olmayıp kişilerin o gün ki şartlarda kendilerini üstün göstermek adına uydurulup halkın buna inandırılmasını açıkça gösteren Mustafa Armağan . Kazım Karabekir olaylara her ne kadar karşı durmuşsa da gaziye olan saygısı itibari ile pek karşı çıkamamış ama iş işten geçtikten sonra da kendince elinden geleni yapmıştır. Öngörü kapasitesi yüksek olan ve halk tarafından da çok sevilen bir paşanın olaylar bu duruma gelmeden müdahale etmemesi şaşırtıcı açıkçası.
304 syf.
·Puan vermedi
Eser genel manada Kazım Karabekir paşanın şahsi yazılarından derlemedir. Tarihi tek taraflı okumak istemeyen karşıt görüş diye niteleyebileceğimiz Kazım Karabekir paşadan da dinlemek isteyenler için güzel keyifle okunan bir eser. Lakin ezbere bildiklerinize tenkit var bilesiniz.!
304 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Mustafa Armağan Kazım Karabekir Paşanın anılarından bir metin kurgulamış.Yakın tarihin kara deliklerine ışık tutması sebebi ile Kazım Karabekir'in anılarının önemi tartışılmaz.Ama birçok kitaba dağılmış anılar, çok keskin eleştirel bakışı ve mesajları bu kitabın çatısı altında anlaşılması ve ulaşılması kolay bir hale gelmiş...
304 syf.
·Puan vermedi
bir çok alıntı yapılabilir ancak hangisini yapsan diğerine ayıp olcak o yüzden kitabı okumak gerekli sorgulayan araştıran herkes bu kitabı okumalı m.kemal hakkında okul kitaplarına yansıtılmamış belgeli gerçekler bu kitapta toplanmış üstelik bunlar gerçeklerin sadece bir kısmı.....
Tutuklandık, İstiklal Mahkemesi'ne verildik. Milletin bağımsızlığını kurtaranların, bu başarıdan sonra İstiklal Mahkemesi'nde yargılanmaları ne garip cilvelerdir. Buna eskiden olsa "cilve-i Rabbanî" (Allah'ın cilvesi) derlerdi.

Şimdi acaba "Cumhuriyet cilvesi" mi demeli?
Selanik'te kurulan ve Osmanlı Hürriyet Cemiyeti adıyla faaliyete geçen cemiyetin kuruluşunda Mustafa Kemal Bey'in hiçbir etki ve katkısı yoktur. Onun Selanik'e gelişi, bu cemiyetin faaliyete başlamasından sonradır. Cemiyete girisi ise Terakki ve İttihat Cemiyeti adını aldıktan hayli zaman sonraya rastlar. Bu hakikati henüz sağ olan cemiyetin kurucularından öğrenmeniz mümkündür.

Kitaplarda Hareket Ordusu'nun kurmay başkanı olarak Mustafa Kemal Bey gösteriliyor. Oysa doğrusu, Ali Rıza Paşa olacaktır.
Türk Tarih Kurumu'na bizzat giderek verdiği emsalsiz mücadeleyi hatırlamak haksızlık olur. Yetkililere, "Genç nesillere tarihi, tek bir kişinin kahramanlığı üzerine kurarak anlatamazsınız. Bu, o kanlı mücadelede canını siper etmiş olan komutanlara, hele de Mehmetciğe hakarettir. Onların hakkını nasıl yersiniz?" diye çıkıştığında takvimler 1942 yılını gösteriyordu.
... gördüm ki benim giydirip kuşattığım ve yetişmeleri için o kadar özendiğim çocuklarıma bir yıldır bakılmamış. Kılık kıyafetleri berbat hale gelmiş. Hepsine yeniden elbise ve çamaşır yaptırdım.

(Bu manzaraları gezdiğim diğer yerlerde de görüp hüzünlendim. Ben bu çocukları böyle mi teslim etmiştim onlara?)
Bir zamanlar kireç ocaklarında yakılan kitaplarının rahatlıkla basılıp satılabildiği günleri göremedi ama hakikatin hakim olacağı, rahatlıkla konuşabileceği bir Türkiye'nin özlemiyle yandı tutuştu.
... evi 4 defa basılmış, dosyalarına el konulmuş, hakikatleri ortaya koymak için İstiklal Harbimizin Esasları'nı yazıp, parasını kendi cebinden ödeyerek bastırmış, sonra bunun bir gece itfaiye aracına konularak yakılmaya götürülmesine tanık olmuş, yine de mücadelesinden vazgeçmemişti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kızıl Pençe
Alt başlık:
Karabekir'in Gözüyle Kuruluş Yılları (1922-1933)
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050801187
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Kâzım Karabekir'in yazdıkları, resmi tarihin şekerlemelerine fazla alıştırılan okuru şoke ederken, aynı zamanda Ulrich Beck'in "düşmansız demokrasi" dediği bir akımın tarihimizdeki öncülüğünü yapıyor. Eser boyunca İstiklal Savaşı yıllarındaki Mustafa Kemal Paşa'ya duyduğu saygıyı sık sık vurgulayan Karabekir Paşa, onun 'asalaklar' dediği türedi bir grup tarafından kuşatıldığını ve en büyük hatasının bu gruba dayanarak iktidar sürme karşılığında milletten ve özgürlük mücadelesinden kopmak olduğunu cesaretle ileri sürüyor. Hem de bu cesareti bugün değil, Tek Parti yönetiminin doruk noktası sayılan 1933 yılındaki çıkışıyla göstermiş olan Karabekir Paşa, alttan alta Mustafa Kemal Paşa'nın çevresini saran ve ülkede terör estiren gizli bir örgütün deşifresini de yapıyor.

Kızıl Pençe adını verdiği bu gizli ve eli silahlı örgütün 1 numarası kimdi? Kimleri kullanırdı?

Asker içinde uzantıları var mıydı?

Adam vurmaktan kitap yakmaya, insanları ve ailelerini takip ve taciz etmeye kadar çeşitli kademelerde gerçekleşen ve resmi devletin yanı başına konumlanan bu paralel gizli devletin ipuçlarını Kâzım Karabekir'in emsalsiz analizlerinden öğreneceksiniz.

Mustafa Armağan Kızıl Pençe'de Kâzım Karabekir Paşa'nın yazmış olduğu 3 bağımsız metinden yeni bir metin kuruyor. Paşa'nın söylediklerini netleştiriyor, mesajını anlaşılır kılıyor. Böylece Karabekir'in, çeşitli kitaplarına dağılmış bulunan keskin eleştirel bakışını, tek bir kitabın çatısı altında olanca yoğunluğu ve çıplaklığıyla okurun önüne sunuyor.

Kızıl Pençe yakın tarihimizin kırılma dönemi olan 1922-1933 yıllarında yaşananları 'Kral Çıplak' sözüyle anlatılabilecek bir yalınlıkta ortaya koymayı başarıyor. Rahat üslubu ama sarsıcı tezleriyle Kızıl Pençe'nin, yalan sisinin dağılmakta olduğu günümüzde tarihin normalleşmesi yolunda önemli bir adım olacağına inanıyoruz.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 181 okur

  • Çağlar Mert Ertuğ
  • Furkan Kuvel
  • Mustafa koc
  • Gezgin Ağaç
  • HNÇ
  • Miraç
  • Emin Alti
  • Sümeyye Seçti
  • Raşit Furkan
  • Mehmet emin darıcı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.3
14-17 Yaş
%1.6
18-24 Yaş
%34.9
25-34 Yaş
%22.2
35-44 Yaş
%19
45-54 Yaş
%12.7
55-64 Yaş
%1.6
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%31.1
Erkek
%68.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.5 (13)
9
%11.4 (5)
8
%29.5 (13)
7
%15.9 (7)
6
%0
5
%0
4
%2.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%11.4 (5)