Diğer varlıklardan daha üstün ve gelişmiş olduğu sanısında olan uygarlaşmış insan, aslında bu gezegende yaşayan varlıkların en kırılganı. Kırılganlığından ötürü de yıkıcılığa eğilimli.
Psikoterapide kişinin hayatı kısır döngülerinden sıyrılıp ileriye doğru akan bir sürece dönüşmeye başladığında Mehteran yürüyüşünü hatırlatan bir örüntü izler: İki adım ileri, bir ya da yarı adım geri. Belki de hayatın kendi öyle.
Çünkü ancak kendisini kabul edemeyenler, kendini ve dünyasını başkalarının değerlendirmelerine göre yaşar. Başkalarının kendisi hakkında ne düşündüğüne ilişkin veriler arayarak yaşamak zor ve baskılı bir yol, üstelik yanlış yorumlamalara açık, dolayısıyla zedelenmelere de.
Ama günlük hayatımızda hepimiz kendimizi sözcüklere hapsetmeye şartlanmışız, her şeyin adını koymaya çalışarak, birbirimizin ruhunu ve beden dilini algılamayı engelleyen, anlam taşımayan "gürültüler" çıkarıp içinde kaybolarak.