Ranzanın bir ucuna Meursault'yu oturttum, onun yanına, aralarında Fransızca konuşsunlar diye Jean Valjean'ı yerleştirdim. Biraz ötede Katyuşa ile Raskolnikov fısıl fısıl Rusça konuşuyorlardı, herhalde Nehludov'un ziyaretinden söz ediyorlardı. Keşanlı Ali duvarın dibine ilişmişti, Dr. B ise zihninden satranç oynuyordu.
açıkcası... bana ters köşe olaağımı söylediğinde edebiyat öğretmenime inanmamıştım ama son sayfasına kadar beklemediğim her şeyi bana yaşattı. fakat insanların ahlak çerçevesi içerinde bu kitabı yorumlamalarını anlamsız buluyorum. çünkü burada tartışılan şeyin o terimin olmadığı açıkca sunuluyor. kitabın psikolojik analizi karakter gelişimi ve çokca unsur ezilerek günümüz değerlerince yargılanması yazara adeta bir hakaret... tekrar beğendiğimi severek söylüyorum, arada bu tarz ters köşeler okuyup sirkelenmek gerek