Özo

Mütareke Dönemi İstanbul’u
Mondros Mütarekesi sonucunda İtilaf devletleri aralarına Yunanistan'ı da aldılar ve İstanbul'u işgal ettiler. Sur içindeki eski İstanbul, Fransız işgal bölgesiydi. Beyoğlu ve Boğazlar mıntıkası Britanya'ya bırakıldı. Kadıköy ve Üsküdar bölümünde İtalya kontrolu ele geçirdi. Bununla beraber şehrin yüksek komutası ve genel denetim Britanya Yüksek Komiserindeydi. Saltanat makamının hakimiyeti ise Haliç kıyısı ile Bebek arasını kapsıyordu. Şehirde dört kuvvetin asker ve polisleri hakimiyeti elde tutuyordu. Osmanlı Dahiliye Nazırı şehir üzerinde üstün merci olmadığı gibi zabıta işgal kuvvetlerine bağlıydı.
Sayfa 100·Kitabı okuyor
“O dost, o çok Soylu bir attır. İnsanlar bir gün böyle atlara muhtaç olacaklar.”
Sayfa 12·Kitabı okudu
İnsanların içine işlemiş olan ölüm korkusu, Rabb'in onları birçok kötülükten uzak tutmak için kullandığı önemli bir araçtır da aynı zamanda. İnsanlar birçok şeyden, sırf hayatlarını tehlikeye atmaktan veya hastalanmaktan korktukları için uzak dururlar.
Sayfa 10·Kitabı okuyor
“İnsan soyu zayıf, kırılgan, ölümlü, her türlü hastalığa, kazaya, acıya açık ama kendini avutarak yaşıyor, bunları unutuyor. İşte anahtar kelime bu; hayatın özü, büyük sırrı; olmazsa olmazı: Unutmak. Eğer unutmak diye bir şey olmasaydı, yaşam da olmazdı. İnsan, unutmadan hayatını sürdüremez.”
Sayfa 31·Kitabı okudu
“İnsanlar delidir!” dedim. “Neyi niçin yaptıklarını bilmezler. Beyinlerinde bir diktatör vardır, onları hormonlar yönetir ama bunun farkında olmazlar, kendi iradeleriyle davrandıklarını sanırlar. Belki Arzu’nun durmadan kocasını sevdiğini söylemesi, kendini ikna gereğinin bir sonucuydu. Belki de nefret ediyordu adamdan. Belki öyle bir adamla evlenmiş olduğu için başkalarına giderek cezalandırıyordu onu. Dedim ya insanlar delidir.”
Sayfa 92·Kitabı okudu
Alıntı