Ne yazık, pişmiş ekmek çiğlerin elinde;
Ne yazık, çeşmeler cimrilerin elinde.
O canım Türk güzeli kömür gözleriyle,
Çaylakların, uğruların, eğrilerin elinde.
Kambur felek, sen ne konaklar yıka geldin;
Kin beslersin bize, zulüm eski âdetin.
Şu kara toprağın göğsünü bir yarsalar,
Ne inciler yatar içinde bilir misin?
Dün özledim de seni coştum birdenbire;
Çıktım senin yerin dedikleri göklere.
Bir ses yükseldi tâ yukarda, yıldızlardan:
Gafil, dedi; bizde sandığın Tanrı sende!