(Albert Camus'un Yabancı'sından Uyarma)
...
Savcı : Ne yaptık size ?
Musa : Üç insanı öldürmekle suçladınız ama annemin ölümüne üzülmediğim ve karımın aldatmasına kayıtsız kaldığım için cezalandırdınız. Bu da yetmezmiş gibi şimdi de Tanrı'nın mahkemesine havale etmeye çalışıyorsunuz.
Savcı : Bu kötülerin bile birşeye inanmak istediğini, bir anlama ihtiyaç duyduğunu göstermiyor mu ?
Musa : Benim için ikiyüzlülüktür bu. Böyle olmasaydı başkalarından önce kendinizi cezalandırırdınız.
Savcı : Peki bütün insanlık iki yüzlülük mü yapıyor ?
Musa : Daha da beterini. İnsan olmanın bütün yükünü benim gibilerin omuzlarına yıkıp kaçıyorlar.
Savcı : Ya onların çektikleri. Bir bakın çevrenize. Dünya inananların çektiği çilelerle dolu.
Musa : Siz çileyi değil, kötülüğü gösteriyorsunuz.
Savcı : Ağır konuşuyorsunuz. Eğer gerçek bu bile olsa, karımızın bizi aldatmasına seyirci kalıp, annemizin ölümünden sevinç duymayı kabul edersek, geriye pek birşey kalmaz. İnsan ruhu bu kadar da boş olamaz.
Musa : Ya bu kadar boşsa ?
Savcı : O zaman o ruh için dua etmekten başka çare kalmamış demektir.