Yeryüzü devasa bir tiyatro sahnesidir, herkes rolünü ezberlemeli.
- Siz hangi rolde oynuyorsunuz?
- Ben alçak rolündeyim.
- Ya siz?
-Aldatılmış koca.
-Peki sizin rolünüz nedir?
- Para yiyorum; küçük bir rol ama mühim, dedi rejisör.
- Aranızda Allah korkusu duyan var mı? Hep bir
ağızdan ve çığlık çığlığa:
-Onu unuttuk, ne mutlu bize onu unuttuk.
Sen boğazımıza sarılı görünmez kementleri çöz ey Rabbimiz. Sen ellerimizle ettiklerimizden ötürü rahmet elinden uzak etme bizleri. Sen avuçlarımızla koyduğunu kor edenlerden etme bizi. Kevser dök avuçlarımıza, Kevser akıt avuçlarımızdan.
Bizi Ebu Leheb'leşmekten koru, kolla.
Bilirim, ellerimle sınarsın beni Rabbim. Avucumun içinde başlar yangınım. Elimde kor taşırım. Parmak uçlarıma bulaşır kötülükler; her defasında bileğimden yakalanırım.
Göğe bakmak Allah'ın yaratışındaki mucizeyi idrak edebilmek demek. Göğe bakan insan, kendi küçüklüğünü idrak ediyor.
..
Göğe bakmak bize nereye ait olduğumuzu da gösteriyor.