༼NE YAPTIĞINI BİLİYORUM༽
9/10
·344 syf.··
2026 180. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 22:38
•KONUSU: Tipik bir İngiliz kasabasında vahşi bir cinayet işlendiğinde, geçmişinden kaçan BBC spikeri Anna Andrews bu haberi sunmak zorunda kalır; davanın başındaki Dedektif Jack Harper ise Anna’nın bu olayla tekinsiz bir bağı olduğundan şüphelenmektedir. Olaylar hem Anna'nın hem de Jack'in bakış açısından, "Kocam bir yalancı" ve "Karım acımasızdır" itiraflarıyla şekillenirken, her iki anlatıcının da güvenilmezliği okuyucuyu sürekli ters köşeye yatırır. Kimin doğruyu söylediğini asla kestiremediğiniz bu tehlikeli kedi-fare oyununda, geçmişin karanlık günahları gün yüzüne çıktıkça herkes birer şüpheliye dönüşecektir. •YORUMUM: Yazardan okuduğum 2. kitabı. Yinede Güzel Çirkin kitabının yeri bende ayrı olucak. Tabi en başta gün gibi ortada olan 2 kişiden şüphelenmedim. Bunlara biri oyun oynuyor dedim. Bir yandan da, Anna’nın bahsettiği o geçmiş olayı merak ediyordum. Sonra olayı öğrenince... Bu kız neden böyle oldu, demeden de edemedim. Onun o hale gelmesi bir yandan da ailesinin suçu bence. Katili öğrendiğimde o kadar da şok yaşamadım. Yinede, yazar o karakterin bakış açısından öyle bir yazmış ki, etkilenmedim değil (⁠・⁠∀⁠・⁠) Tabi, asıl düşündüğümün aksine o kişinin böyle şeyler yapması... Cidden son sayfalara kadar gerçek ortaya çıkmıyor resmen... Sadece, 2 tahminimden biri tuttu diye 1 puan kırıyorum •́⁠ ⁠ ⁠‿⁠ ⁠,⁠•̀ Ve son... Sonu benim için iyiydi ve, “ Bir insan, sevdiği biri için böyle birşeyi cidden yapabilir mi,” dedim. “Bu kadar ileri gidebilir mi,” dedim. Kitap; akıcı, etkileyici, gizem-gerilim seven için birebir bir kitap(⁠ ⁠ꈍ⁠ᴗ⁠ꈍ⁠) Diziside varmış, onada yakında bakarım ve onun atmosferi kitaba göre daha güzelmiş gibime geliyor.
1000Kitap
Ne Yaptığını BiliyorumAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20227bin okunma
Sarhoştum ve Bir İblisi Kurtardım
3/10
·232 syf.··
2026 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 17:06
Herkese Merhaba Sarhoştum kitabı aldım diyorum bende... yoksa neden aldığımı acıklayamayacağım haha Konusu görünce merak edip aldığım kitaplarda bir hüsran daha oldu. Valla bildiğiniz ergen kitabıydı... 220 sayfa kitabı zar zor bittirdim, bitmek bilmedi. Hem karakterlerin ergen halleri hemde içinde konu bence sacma sapandı. Zaten olaylar hemen oldu, azcık sayfa zaten olaylar hızlı gelişcekte bu kadar sıkıcı olacağını düşünmemiştim. Karakterler de zaten ayrı şekilerdi, iki başrolu okurken hiç memnum kalmadım, dıyologlar aşırı crınge geldi bana... cok anlatacak bir şeyde yok.. işte iblisler savaşıyorlar ama megerse insanların taptığı tanrıca değilmiş büyücü bir cadıymış, iblisleride büyülemiş ki ınsanlarla savaşsınalr fılan... bu kızda bir iblisi kurtarıyor fılan sonra bu ikisi bir mecaraya cıkıyor işte , 20 sayfa sonra ıblıs kıza aşık oluyor dıyor senı karım yapacamm ulannn hahahahah neyse işte böyle karakterler gırıyor cıkıyor fılan smut sahneler okuruz hiç sevmedim o kısımları yaa , kızı böyle değişik tasvir etmiş fılan gözümde canladıramadım , çok iyi düşünemedim diyim... adam için guzel anlatmış fılan.. Bomboş bir kitaptı tavsıye etmıyorum. Geriside okumam.
Fantastik
Sarhoştum ve Bir İblisi KurtardımKimberly Lemming · Nox Yayınları · 202634 okunma
Reklam
cesaretsizlik ve melankoli hikayesi
Puan vermedi·168 syf.··
2026 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 19:04
Kürk Mantolu Madonna’da beni ilk başta kitaba çeken şey, Sabahattin Ali’nin insan psikolojisini, duyguları ve mimikleri inanılmaz güzel analiz etmesi oldu. Kitaba başlarken, Raif Efendi’nin o kendi halindeki, insanlara kendini kapatmış, melankolik yapısının arkasından çok dokunaklı bir hikaye çıkacağını tahmin etmiştim. Hatta kitabın sonunda onun hayata karşı küskünlüğünü onaylayacağımı, "Evet ya, Raif Efendi haklıymış," diyeceğimi düşünüyordum ama tam tersi oldu. Kitabın sonunda beni en çok hayal kırıklığına uğratan karakter Raif Efendi’nin kendisiydi. ​Raif Efendi’nin bu içe kapanıklığı aslında derin bir cesaretsizliğin göstergesiymiş. Dikkatle bakıldığında onun bu korkak tavrı yüzünden hayatındaki iki kadın Maria Puder ve eşine büyük haksızlık yaptığını görürsünüz. Eğer biraz daha cesur olsaydı, Maria’dan mektuplar kesildiğinde arkasını dönüp gitmek yerine onu aramayı, tekrardan Almanya’ya gitmeyi seçerdi. Ya da her şey için çok geç olduğunda, Maria’dan ona kalan son hatıraya, yani kendi kızına sahip çıkabilirdi. O ise kabuğuna çekilmeyi tercih etti; Maria’yla geçmişte yaşadığı o kısacık dört aya —ki onun için bir ömürden daha kıymetli olan o dört aydı— ve hayallere sarılmayı seçti. ​Döndükten sonra yaptığı evlilikte mutsuzluğu adeta kendisi seçiyor, ki zaten bunu da söylüyor. Bunun yanında romanda bir cümlesi çok dikkatimi çekmişti: "Karım bana dünyadaki en uzak insandı." Ama aslında o mesafeyi kendisi bile isteye tercih ediyor, bunu da itiraf ediyor. Sormadan edemiyorum: Eğer böyle bir hayat yaşatacaksan, neden başka bir kadını hayatına alıyorsun? Oysa eşler birbirine bu dünyada en yakın olması gereken insanlardır. Sonuçta bu duvarı kaldırmadığı için hem kendi hayatını hem de etrafındakilerin hayatını bir çıkmaza sürüklüyor. Bana göre Raif Efendi merhametsizliği ,
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,5bin okunma
Puan vermedi
“-Karımın mı? Onun benim karım olduğunu kim söyledi size? Ben bekar biriyim, genç adam. Yani kendim aşığım... Anlayacağınız iş böyle..." Karısının peşindeyken bile onun kimliğini inkar eden kocanın içine düştüğü gülünç durumu gösteren bir diyalog.
Başkasının KarısıFyodor Dostoyevski · Bahar Yayınları · 20055,5bin okunma
7/10
·152 syf.··
2026 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:00
Ayfer Tunç’la ilk olarak Annemin Uyurgezer Geceleri sayesinde tanıştım. Romanda, anlatıcının anneannesinin ağır yaşam hikâyesinden başlayıp annesine ve kendisine uzanan bir kadınlar silsilesi anlatılıyor. Kitabın beni en çok zorlayan yanı ise, evli bir adamla yaşanan ilişkinin işlendiği bölümler oldu. Bazı yerlerde anlatı, sanki adamın eşini geri plana itiyor ya da yaşananların sorumluluğunu ona yüklüyormuş hissi uyandırdı. Bu yaklaşım, kendi ahlaki bakış açımdan beni oldukça rahatsız etti. Buna rağmen Ayfer Tunç’un kalemindeki akıcılığı ve insan ruhunun karmaşıklığını anlatmadaki başarısını inkâr etmek mümkün değil. Daha sonra okuduğum Aziz Bey Hadisesi ise benim için bambaşka bir deneyim oldu. Elimden bırakmadan okuduğum, atmosferiyle ve diliyle beni içine çeken bir eserdi. Hüzünlü ama son derece sahici bir hikâye anlatıyordu. Kitabı bitirdiğimde, Ayfer Tunç’un yalnızca güçlü karakterler kuran değil, aynı zamanda okuru yormadan derinlikli anlatılar kurabilen bir yazar olduğunu düşündüm. Bu eser, yazara duyduğum ilgiyi daha da artırdı. Şimdi ise Kırmızı Azap’ı okuyorum. İlk hikâye olan “Kadın Hikâyeleri Yüzünden” beni oldukça sarstı. Karısını aldatma görüntüsü yaratarak onu inciten ve sonunda onun intiharına sürüklenmesinde pay sahibi olan bir adamın hikâyesi, insan ruhunun karanlık taraflarını çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Hikâyede geçen şu cümle özellikle aklımda kaldı: “Kemikli bir kadındı karım. Evet, güzel değildi ama kalbi olan bir kadındı. Ben yok sandım.” Bu satırlar beni derinden etkiledi. İnsanların yaşadığı acıları, pişmanlıkları ve çoğu zaman dışarıdan görünmeyen hayatları düşündürdü. Ayfer Tunç’u okurken zaman zaman kendi değerlerimle çatışan karakterlerle, hatta beni rahatsız eden bakış açılarıyla karşılaşıyorum. Fakat edebiyatın önemli
Kırmızı AzapAyfer Tunç · Can Yayınları · 20211,383 okunma
Rina Kent den İntikam Tahtı incelemesi
9/10
·328 syf.··
2026 58. kitabı
Yeni bir kitap ile geldim İntikam Tahtı Arka Kapağı: İntikam geldiğinde... Onlar beni tanımıyordu ama ben onları tanıyordum. Ben, fark edilmeden etraflarını saran bir gölgeydim. Beni gördükleri an, ölümle buluştukları an olurdu. Bir suikastçiydim. Bir katildim. Hiç kimseydim. Ta ki biri olana kadar. Gölgeden başka bir şey olmama izin vermeyen herkese bunun bedelini ödetecektim. Amacım uğruna her şeyi göze almaya hazırdım. Beni istemeyen karım hariç her şeyi. Rai Sokolov bana en kötü yüzünü gösterebilirdi ama bu evlilik ölüm bizi ayırana kadar sürecekti. Tahta giden yol kayıplar, ihanetler ve kanla doluydu. Kazanmak için her şeyimizi verecektik. Hayatlarımız da dahil... İncelemeye gelirsek: (SPOİLER OLABİLİR!!) İlk kitap biter bitmez hemen ikinci kitaba koşup başladım tabii. Ve hemen silip süpürdüm. Ben seride bu kitabı daha çok sevdim çünkü ilk kitap da çok mafia işleri konuşsalar da bunda icraya geçtiler. İş ciddileşti bu sefer kaçırılmalar falan filan.
İntikam TahtıRina Kent · Ren Kitap · 202662 okunma
Reklam
Reklam