Mutluluk, insanlar kâinatın âhengine
ve yaratılış sebebine ayak uydurdukları takdirde mümkündür.
Kâinatla uyum içerisinde olmayan insan mutlu olamaz.
Bunun için de Allah, Rad Sûresi 28. ayette, "Elâ bizikrillâhi tetmeinnü'l- kulûb."
Bilmiş olun ki kalpler ancak Allah'ı zikretmekle tatmin olur, buyuruyor.
Ekranlarımızı zamanında karartmayı bilmeliyiz; ruhlarımız kararmadan önce, televizyonun simülasyon dünyası bizi de bir kurban-kahraman kılmadan önce.
Ekranın kararması, ruhların kararmasından iyidir.
Şair, "Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda" diyor. İnanmış bir adamın nefesi değdiğinde, kapanır savaşın açtığı yaralar çocuklarda. Yerinde bir gül büyür. Kokusunu o nazenin, o içli çocukların rüyalarına bir ninni halinde salarak...
O halde, sen aşk için bir şeyler yap. Baksana, herkes aşksızlıktan ağır ağır ölüyor. Dünyalık biriktirmek telaşındaki adam, dinini öfkeden bir mızrak halinde başkalarının kalbine saplamak isteyen adam, evinde kocasıyla saatlerce televizyon karşısında bir çift laf etmeden oturan kadın ve sokaklarda özgürce koşamadığı için meramını televizyon lehçesiyle anlatan çocuk: Hepsi ağır ağır ölüyor. Yeknesaklığın onulmaz kederi evleri, sokakları, meydanları çoktan işgal altına almış. İnsanlar matbuatın dillerine tutuşturduğu replikleri konuştuğu için oyun heyecansız devam ediyor. Sen gel, aşk için bir şeyler yap; bir haylazlık, bir yaramazlık yap, bu konuşmaya yüreğinin sesiyle katıl, metnin dışına çık, derin bir nefes al. Aşk için bir şeyler yap; bir yoksulu doyur, sevmediğin bir insana iyi günler dile, Tanrı'nın adını an ve dostlarını hatırla. Ego adacığında bir Robinson olmayı bırak, sokağın sesiyle, kalabalığın uğultusuyla tanış ve göz göze geldiğin her insana aşktan söz et.
İnsan insanın aynasıdır. Kendimi bir başkasıyla kurduğum ilişkide görürüm. Hayatın 'kökten yalnızlığı'na karşı durmak için ötekiyle aramda mânâlı bir ilişki kurmak isterim. Ona ruhumu açmak ve onun tarafından anlaşılmak, hatta özümsenmek isterim. Kim olduğumu, dünyadaki yerimi biraz da ona bakarak yordamaya çalışırım. Bunun için de dile müracaat ederim. Dil, aramızı bulur ya da bizi birbirimize düşman kılar.