Puan vermedi·412 syf.··
2018 124. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2018 00:00
Bu sefer kitaplığımda çoook uzun zamandır okunmayı bekleyen ama hep ertelenen #sherlockholmes kitabı ile geldim. Birbirinden bağımsız olsa da beş kitaplık serisine son kitabından başlamış olmam tabiki bilinçli değil. Ama dediğim gibi, hepsi içinde farklı hikayeler barındırdığı için sıralama gözetmeden başladım. #gerçeklerkanıtister kitabı çözülmesi gereken 10 olaydan oluşuyor. İlk okumaya başladığımda bölümler halinde olmasına çok sevindim ve araya kitap alabilmenin rahatlığını yaşadım. Hikayeler bağımsız olunca zorlamıyor malum. Ama sonra konuların akıcılığına kapıldım ve araya kitap almayı unuttum. Adam zaten zeki, nederen hangi sonuca varacağı tam bir muamma, olaylarda ilgi çekici olunca kapılıyorsunuz. Özellikle Karton Kutu - Kızıl Çember - Leydi Frances Carfax'ın Kayboluşu ve Şeytan Ayağı hikayelerini çok sevdim. Kısacası güzel grubumuzla birlikte ' #polisiyeokuyalım dedik ve #sherlockfidani ile geldik' diyeceğiz her ay. "Diğer ihtimaller boş çıkınca, ne kadar olanaksız görünürse görünsün, geriye kalan ihtimal her zaman doğru olmalıdır..." "Bir rolü oynamanın en iyi yolu karakterin kendisi olmaktır... "
Sherlock Holmes - Gerçekler Kanıt İsterArthur Conan Doyle · Martı Kitabevi · 20127,7bin okunma
10/10
·128 syf.··
2026 64. kitabı
Abbey Çiftliği, İkinci Lekenin Esrarı ve Karton Kutu adlı üç hikâye hepsi birbirinden gizemli. Abbey Çiftliği adlı hikâyede Holmes ve Dr. Watson kurnaz bir planı bozuyorlar. İkinci Lekenin Esrarı adlı hikâyede ise devlet adına önemli olan kayıp bir belgenin peşine düşüyorlar ve son olarak Karton Kutu adlı hikâyede de bir kutunun içinden çıkanlar insanı hayrete düşüren ve ürperten cinsten bir olay içeriyor.
Sherlock Holmes - İkinci Lekenin EsrarıArthur Conan Doyle · Martı Yayınları · 20191,061 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2026 61. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 01:34
Sherlock Holmes: “Karton Kutu” hem psikolojik gerilimi hem de toplumsal eleştirisiyle Holmes külliyatının en karanlık öykülerinden biridir. Dedektif oherlock Holmes 'in hikayelerini anlatan kitap üç farklı (Abbey Çiftliği, İkinci Lekenin Esrarı, Karton Kutu) ve birbirinden değişik hikayeleri okuyucuya sunmuştur. Polisiye ve cinayet hikayelerini sherlock holmes gibi detaylardan cinayeti cozmeye calisan dahi bir dedektiften okumayı sevenler için güzel bir kitap.
Sherlock Holmes - Maceraları & Anıları
Sherlock Holmes - Karton KutuArthur Conan Doyle · Avrupa Yakası Yayınları · 20151,061 okunma
Bi çırpıda okunacak polisiye seri kitaplarından
8/10
·120 syf.··
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 00:02
Sherlock kitapları her zaman sürükleyici olmuştur benim için, bu kitabıda bir çırpıda okuyorum, öncelikle tipik Sherlock cinayet romanlarından ama artık yaşlanıyor oluşumuzdan mı nedir :) romandaki konular basit kalmaya başladığını düşünüyorum. Diğer serilerde merak uyandırmakla birlikte bunda filmin sonunu belli ederek gidiyor ama Polisiyede dünyada 1 numara hala...
Sherlock Holmes - Karton KutuArthur Conan Doyle · Avrupa Yakası Yayınları · 20151,061 okunma
bir Romanın Kendini Okutmaması : Yağmur Çiseliyor
4/10
·400 syf.··
2025 50. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2025 18:00
Osman Balcıgil’in edebiyat sahnesindeki son "çisentisi," Yağmur Çiseliyor, iddia ile gerçekleştirim arasındaki devasa uçurumun somut bir örneği olarak karşımızda duruyor. Yazarın son yıllarda tarihe yaslanan popüler anlatılarıyla elde ettiği geniş okur kitlesi, ne yazık ki bu son metnin yapısal ve anlatımsal çöküntüsünü gölgelemeye yetmiyor. Bu eser, edebiyatımızın acil bir üretim baskısı altında piyasaya sürülen, niteliği değil, yalnızca niceliği besleyen kaba bir denemeden farksızdır. Roman, atmosfer kurma iddiasıyla yola çıkarken, okuru içine çekmeyi değil, yüzeyde tutmayı başarıyor. Kitabın ismine sinen "yağmur çiseliyor" metaforu, bir atmosfer yaratmak bir yana, metin boyunca o kadar mekanik ve zorlama bir şekilde tekrarlanıyor ki, bir edebi jest olmaktan çıkıp okurda yorucu bir "evet, anladık" hissiyatı uyandıran bir angaryaya dönüşüyor. Balcıgil’in en büyük handikapı, gazeteci kökenli bir yazarın "haber dili" refleksiyle roman yazma alışkanlığında düğümleniyor. Anlatı, incelikli bir dil örgüsü kurmak yerine, çoğu yerde kısa, aceleci ve yüzeysel cümlelere savruluyor. Okuduğumuz şey hikâye değil, olay özetleri. Edebiyatın, cümlenin yüzeyinin altındaki katmanlarda saklı olan duygu derinliğini aramak yerine, yazar metni kaba bir hızla geçiştiriyor, romanın ritmini bozarak zihinde parçalı bir akış bırakıyor. Karakterler ise bu edebi kifayetsizliğin en somut kanıtları. Onlar, derinlikten yoksun, karton kutu figürler olarak sayfalarda dolaşıyor; okurun onlarla hemhal olması neredeyse imkânsız. Karakterler kendi iç seslerinden mahrum, sadece olay örgüsünü zorlama hamlelerle ilerletmek için sahneye sürülmüş figüranlar gibidir. Özellikle kadın karakterlerdeki kalıplaşmış ve karikatürize duygusal tepkiler, metni 1980’lerin pembe dizi klişeleriyle buluşturuyor; bu ise
1000Kitap
Yağmur ÇiseliyorOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20241,113 okunma
3/10
·304 syf.··
2025 42. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2025 13:30
Maud Ankaoua'nın Bugün Kalan Hayatımın İlk Günü kitabını okurken, açıkçası beklentilerim yüksekti, sonuçta kişisel gelişimle harmanlanmış bir roman olarak lanse ediliyor ve birçok kişi tarafından "hayat değiştirici" diye övülüyor. Ama benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. Hikaye, iş stresiyle boğuşan bir kadın olan Maëlle'in, bir dağ yürüyüşü sırasında Tibetli bir rehberle tanışıp hayat dersleri almasını anlatıyor. Klasik bir "yolculuk metaforu": fiziksel macera üzerinden içsel aydınlanma. Kulağa ilginç geliyor, değil mi? Ama uygulamada o kadar yüzeysel ve öngörülebilir ki, sayfaları çevirirken sıkıldım durdum.Öncelikle, tekrar edicilik meselesi... Kitap boyunca aynı temalar dönüp dolaşıp geliyor: "Anı yaşa", "Korkularını bırak", "Doğayla bağ kur". Yazar bunları o kadar çok tekrarlıyor ki, sanki okuyucunun unutkan olduğunu varsayıyor. Her bölümde bir "aydınlanma anı" var, ama bunlar o kadar formülize edilmiş ki, orijinal bir şey yok. Edebi olarak bakarsak, dil basit ve akıcı, evet, ama bu sadelik derinlik eksikliğini örtmüyor. Karakter gelişimi zayıf; Maëlle başta sinirli bir iş kadını, sonra birden "uyanmış" biri oluyor, ama bu dönüşüm o kadar hızlı ve zorlama ki, inandırıcı gelmiyor. Yan karakterler ise karton kutu gibi: Rehber bilge, arkadaşlar destekleyici, hepsi hikâyeye hizmet etmek için var. Bir de gitti dağda doğru düzgün insan olmayan yerde aşkı buldu. Kitap sanki genç yetişkinlere hitap ediyor. 10'lu yaşların sonu veya 20'li yaşların başında olsaydım, belki bu "keşif" temaları bana ilginç gelirdi, hayatın anlamını sorgulayan, ilk kez spiritüel kavramlarla tanışan biri için heyecan verici olabilirdi. O yaşlarda "ego nedir, mindfulness nasıl yapılır" gibi fikirler taze ve motive edici gelebilir. Ama şimdi, 30'larımda, bana yeni bir şey sunmadı. Zaten bu
Edebiyat
Bugün Kalan Hayatımın İlk GünüMaud Ankaoua · Yan Pasaj Yayınları · 20238,2bin okunma